Tüm dünyada özürlülük konusu evrensel normlara oturtulmuş ve devletlere bu alanda önemli sorumluluklar yüklenmiştir. Türkiye'de nüfusun yüzde 12.29'unu oluşturan 8.5 milyon özürlü vatandaşımızın hakları, başta Anayasamız olmak üzere çeşitli yasalar ve uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınmıştır.
Özürlüler İdaresi Başkanlığınca özürlülük alanında çağdaş dünyadaki gelişmeler ve evrensel ilkeler ışığında ülkemizin en dezavantajlı kesimini oluşturan özürlülerin sorunlarının çözümü için yeni sosyal politikalara ve özürlüleri ilgilendiren mevzuatın yeniden düzenlenmesine duyulan ihtiyaçtan hareketle başlatılan çalışmalar sonucunda 07.07.2005 tarihinde 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Her şeyden önce insan haklarına dayalı "ayrımcılıkla mücadele" eksenli bir sosyal politikanın çerçevesini belirleyen Özürlüler Kanunu'nun ruhunu özürlülük alanında fırsat eşitliği, insan hakları ve ayrımcılığın önlenmesi ilkeleri oluşturmaktadır. Bu esaslar doğrultusunda Özürlüler Kanunu ile ulaşılabilirlik, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğe ilişkin sorunların çözümü, özürlü bireylerimizin her bakımdan gelişmeleri ve toplumsal hayata tam katılımlarının sağlanması ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemelerin yapılmasının yasal çerçevesi belirlenmiştir. Böylelikle yasa ile getirilen çağdaş düzenlemelerin uygulanması sağlanarak özürlü bireylerin önündeki engellerin kaldırılması yönünde son derece önemli adımlar atılmıştır.
Sürecin devamında 5378 sayılı Özürlüler Kanunu'nda çıkarılması öngörülen ve kanuna işlevsellik kazandıran yönetmeliklerin Resmi Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle ikinci önemli eşikten geçen Türkiye, en önemli sosyal sorunlarından ve gündem maddelerinden birinin çözümü yolunda sağlam ve kararlı adımlarla ilerlemektedir.
Bu çerçevede özürlülük alanında son yıllarda gerçekleştirilen yenilikler ve değişiklikler hakkında başta özürlüleri ve onların yakınları olmak üzere ilgili tüm tarafları doğru ve sağlıklı bir şekilde bilgilendirmek de hakların hayata geçirilmesi bakımından büyük önem arz etmektedir.
Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın bu kaygıdan hareketle özürlülük ile ilgili mevzuatın bilinmesi ve ilk elden başvurulması yönünde yaptığı çalışmalar, Özürlüler İdaresi Başkanlığı'nın son yıllarda sosyal politika alanında gerçekleştirdiği çalışmaların devamı niteliğindedir.
Gerçekleştirilen yasal düzenlemeler ve bu alanda yaşanan gelişmeleri bir bütünlük içerisinde kamuoyuna sunarak alanında önemli bir boşluğu dolduracağına inandığım bu eserin özürlüler ve yakınları, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve ilgili tüm kesimlere ulaşarak önemli bir ihtiyaca yanıt vereceğini umuyor, kitabın hazırlanmasında emeği geçenleri kutluyorum.
Nimet ÇUBUKÇU
Devlet Bakanı