Yazar : | Oya HAZER** |
Aynur GÜL *** |
ÖZET
ÖZET Konut içerisinde en fazla kullanılan ve başlıca çalışma alanlarından biri olan mutfak, özellikle kadınlar için yemek hazırlama ve bulaşık yıkama gibi evde ailesi ve kendisi için yerine getirmesi gereken aktiviteler nedeniyle ayrı bir önem taşımaktadır. Ancak fiziksel özürlü ev kadınlar konut mutfaklarında, tezgah, dolap ve raflara ulaşamama, tekerlekli sandalye için gerekli olan manevra alanının bulunmaması gibi pek çok sorunla karşılaşmaktadırlar.Fiziksel özürlü kadınların mutfakta karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla, Ankara ilinde bulunan Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi’nden elde edilen kayıtlardan belirlenen ve araştırmaya katılmayı kabul eden 35 kişi üzerinde yapılan pilot çalışma niteliğindeki bu araştırmanın sonuçlarına göre; fiziksel özürlü kadınların yarıdan fazlasının mutfaktaki faaliyetleri yürütürken zorlandığı, tamamına yakınının ise mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaştıkları bulunmuştur.
Anahtar Kelimeler: Özürlü, tekerlekli sandalyeye bağlı özürlüler, mutfak, mutfak planlama
ABSTARCT
The kitchen is the most used and one of the main working areas in the house. It is especially important for women because of the essential activities of preparing meal and washing dishes. In kitchens, the physically disabled housewives face many problems such as not being able to reach counters, cupboards and shelves, and not finding the maneuver area necessary for wheelchair use. In order to determine problems of the physically disabled women in kitchens, a pilot study was carried out with 35 people. The participants were volunteers from the Turkish Association of Persons with Disabilities, located in Ankara. The results İndicate that more than half of the physically disabled women had difficulties in kitchens while performing various activities and almost all of them had problems with the kitchen design.
Key Words: Disabled people, wheelchair users, kitchen, kitchen planning.
FİZİKSEL ÖZRÜ BULUNAN KADINLARIN MUTFAKTA KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na göre özürlü insan; “normal bir kişinin kişisel yada sosyal yaşantısında kendi kendine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal kabiliyetlerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayan kişiler” olarak tanımlanmaktadır (Anon, 1994).
Fiziksel bir özrün bulunması yaşamın hemen hemen her alanını etkileyebilmektedir. Hareket fonksiyonlarında ve günlük yaşam aktivitelerinde oluşan kayıplar, gelir kaybı, yaşam düzeyinde değişim, arkadaş ve aile ilişkilerinde farklılaşma, eğitim, iş alanları ve rekreasyonel faaliyetler ile meşgul olma yeteneğinde azalma etkilenen alanların yalnızca birkaçıdır (Ufuk, 2002).
Günlük hayatımızın önemli bir bölümünü geçirdiğimiz, rahatlık ve güven bulduğumuz konut, bir özürlü birey için diğer yapılardan çok daha ayrı bir önem taşır. Barınmanın ötesinde özürlünün rehabilitasyonu ve eğitiminin sağlandığı mekan olan konutun planlanması ve düzenlenmesi bu yüzden herhangi bir konuttan farklıdır ( Anon, 1999; Anon, 2000).
Ancak, özürlü bireyler konutlarında başta mutfak, banyo ve merdivenler olmak üzere bu alanların tasarımına ilişkin pek çok sorunla karşılaşırlar (Gül ve Hazer, 2002; Cırıl, 1984 ; Mutluer, 1997; Mace ve diğ., 1991).
Bu durum bireylerin günlük faaliyetlerini tek başına yapamamasına ve diğer aile bireylerine bağımlı kalmasına neden olur. Bir başkasına bağımlı olma durumu beraberinde psikolojik ve sosyal sorunları getirir (Mutluer,1997; Sürmen, 1996).
Özürlü kişi eğer kadınsa, bu sorunlara daha farklı sorunlar eklenebilir. Çünkü kadınlar yemek hazırlama, bulaşık yıkama, evin temizliği, giyim eşyalarının satın alınması ve bakımı gibi evde ailesi ve kendisi için yerine getirmesi gereken çeşitli sorumlulukları taşımalarının yanı sıra, evde annelik rolleri ile de zaman ve enerji gerektiren pek çok rutin işi yüklenirler (Cırıl, 1984; Kayıhan ve Algun, 1986).
Özürlü ev kadınları üzerinde yapılan bir araştırmada, araştırmaya katılan özürlü ev kadınlarının % 93,4’ü ev işlerinin yapımında sorunlarla karşılaştıkları ve bu işlerin başında yemek hazırlama (% 19,1), bulaşık yıkama (%18,6), ev temizliği (% 14,8) ve misafir ağırlama (% 14,5) nın geldiğini belirlenmiştir. (Cırıl, 1984).
Araştırmada ayrıca kadınların sakatlandıktan sonra ev işlerinin yapımı ile ilgili sorumluluklarını yerine getirememe duygusunun bireylerde ruhsal gerginlik, sıkıntı ve endişe, kendilerini işe yaramaz hissetme gibi sorunların yaşanmasına neden olduğu bulunmuştur. (Cırıl, 1984).
Bu sorunların dışında özürlü ev kadınları, konutun yapmak istedikleri faaliyetlere cevap vermemesi nedeniyle ev işlerini yürütürken fiziksel yönden zorlanma, faaliyetlerini daha fazla çaba göstererek uzun sürelerde yapma gibi sorunlarla da karşılaşmaktadırlar (Mutluer, 1997; Sürmen, 1996).
Bu nedenlerle konut içerisinde yiyeceklerin depolanması, hazırlanması, servisi ve bulaşıkların yıkanması gibi bir çok ev işi faaliyetinin yürütüldüğü, ev kadınlarının evin diğer alanlarına göre daha fazla zaman geçirdiği, enerji harcadığı ve en fazla sorunla karşılaştığı bir mekan olan mutfağın, özürlü kadınlar ve herkes için ergonomik olarak düzenlenmesi konutun diğer alanlarına göre öncelik taşımaktadır (Gönen ve diğ., 1989; Mutluer, 1997).
Bu araştırma, fiziksel özürlü kadınların mutfakta karşılaştıkları sorunları belirlemek, araştırmadan elde edilecek bulgulara göre mutfakların ergonomik açıdan düzenlenmesi konusunda ilgili kurum ve kuruluşlara geçerli önerilerde bulunabilmek amacıyla planlanmış bir çalışmanın pilot aşamasıdır.
Yöntem
Pilot ve tanımlayıcı çalışma niteliğinde olan bu araştırma, Ankara ilinde yapılmıştır. Ankara ilinde bulunan Türkiye Sakatlar Derneği Ankara Şubesi’nden elde edilen kayıtlardan 60 kişi belirlenmiş, ancak araştırma için uygun özellikleri taşıyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 34 kişi araştırma kapsamına alınmıştır.
Araştırma dahilinde 5 tekerlekli sandalye kullanıcısı ve 29 yürüyebilen (yardıma ihtiyaç duymadan yürüyebilenler: 19, herhangi bir destek ile yürüyebilenler: 7, koltuk değneği ile yürüyebilenler: 3) özürlü kadın yer almaktadır.
Araştırma verileri elde edilmeye başlanmadan önce bir ön çalışma yapılmış ve buna göre anket formunda gerekli düzeltmeler yapılmıştır. Araştırma verileri hazırlanan anket formuna bağlı kalınarak özürlü kişilerle yüz yüze yapılan görüşmeler sonucu Haziran 2004 tarihinde toplanmıştır. Elde edilen veriler, ilgili tablolarda sayı ve yüzdeleri verilerek, yorumlanmıştır.
Bulgular
Kadınlar Hakkında Genel Bilgiler
Araştırma kapsamına alınan fiziksel özürlü kadınların % 82,3’ü yürüyebilen, % 17,7’si “tekerlekli sandalyeye bağlıdır. Yürüyebilen özürlü kadınların % 67,9’u “yardıma ihtiyaç duymadan”, % 21,4’ü “herhangi bir dayanak veya bastonla” , % 10,7’si “koltuk değneği” ile yürüyebilenler grubunda yer almaktadır. Araştırmaya alınan fiziksel özürlü kadınların yaş ortalaması 37’ dir. Araştırma kapsamına giren özürlü kadınların % 76,4’ü bekar, % 20,6’sı evli, % 3,0’ı duldur.
Araştırma kapsamına giren fiziksel özürlü kadınların % 35,2’si ilkokul ve daha az, % 32,4’ü orta ve % 32.4’ü yüksek öğrenim görmüştür. Fiziksel özürlü kadınların % 73,6’sı sakatlanma durumunun sonradan, %26,4’ü doğuştan oluştuğunu belirtmişlerdir. Fiziksel özürlü kadınlar arasında “21 yıl ve daha fazla” süredir özürlü olanlar en yüksek oranda olup (% 67,7), bunu sırasıyla “11-20 yıl” (% 20,5) ve “1-10 yıl” (% 11,8) arasında özürlü olanlar izlemektedir. Fiziksel özürlü kadınların özürlü olma süreleri ortalaması ise 27 yıldır.
Fiziksel Özürlü Kadınların Mutfaklarda Karşılaştıkları Sorunlara İlişkin Bilgiler
Araştırmaya katılan fiziksel özürlü kadınların (N=34) tamamı (% 100,0) yemek hazırlama, %94,1’i bulaşık yıkama, eşit oranlarla % 88,2’si yiyeceklerin servisi, yiyeceklerin depolanması, % 70,5’i çamaşır yıkama faaliyetlerini mutfakta yürütmektedir (Şekil 1).

Şekil 1. Fiziksel Özürlü Kadınların Mutfakta Yürüttükleri Faaliyetlere Göre Dağılımı
Araştırmaya giren fiziksel özürlü kadınlar arasında yardım aldığını belirtenlerin oranı (% 70,6) daha yüksektir. Tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin yarısının (% 50,0) yardım aldığı, yürüyebilen özürlülerin ise % 25,0’ının yardım aldığı saptanmıştır.
Mutfaktaki faaliyetlerini yürütürken yardım aldığını belirten fiziksel özürlü kadınların tamamına yakını (% 90,0) “yiyeceklerin servisi”, % 70,0’ı “yiyeceklerin depolanması”, %60,0’ı “çamaşır yıkama”, % 40,0’ı “yemek hazırlama”, % 30,0’ı “yüksekte olan araç ve gereçlerin alınması” faaliyetlerini yürütürken yardım almaktadır (Şekil 2).

Şekil 2. Fiziksel Özürlü Kadınların Yardım Aldıkları Faaliyetlere Göre Dağılımı
Araştırma kapsamına giren fiziksel özürlü kadınların % 67,7’si mutfakta faaliyetlerini yürütürken zorlandığını belirtirken, tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin % 83,3’ünün, yürüyebilen özürlülerin % 64,2’sinin mutfakta faaliyetlerini yürütürken zorlandığı saptanmıştır.
Konu fiziksel özür tipine göre incelendiğinde; tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin tamamı (N=5), yürüyebilen özürlülerin tamamına yakını (% 94,4) “fazla enerji harcama ve yorgunluk duyma” sorununu ilk sırada belirtmişlerdir (Şekil 3).

Şekil 3. Fiziksel Özürlü Kadınların Zorlanma Nedenlerine ve Fiziksel Özür Tipine Göre Dağılımı
Bu çalışmada fiziksel özürlü kadınların 17’sinin (tekerlekli sandalyeye bağlı özürlüler: 2, yürüyebilen özürlüler: 16) mutfaktaki faaliyetlerini daha az zaman ve daha az enerji harcayarak yürütebilmek için iş kolaylaştırma açısından yaptıkları faaliyetler arasında ilk sırada “sıklıkla kullanılan araçların rahat ulaşılabilir bir yere ve uygun yüksekliğe depolanması”nın (% 17,1) yer aldığı, bunu eşit oranlarla (% 14,2) “oturarak çalışma” ile “araç ve gereçlerin kullanıldıkları yerde depolanması”nın izlediği saptanmıştır (Şekil 4).

Şekil 4. Fiziksel Özürlü Kadınların Mutfaktaki Faaliyetlerini Yürütürken Daha Az Zaman ve Enerji Harcayarak Yürütebilmek İçin İş Kolaylaştırma Açısından Yaptıkları Faaliyetlere Göre Dağılımı
Araştırmaya alınan fiziksel özürlü kadınların % 88,2’si (30 kişi) mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaştığını, % 11,8’i (4 kişi) herhangi bir sorunla karşılaşmadığını belirtmişlerdir. Konu fiziksel özür tipine göre incelendiğinde, yürüyebilen özürlülerin % 89,2’sinin, tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin % 83,3’ünün mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaştığı bulunmuştur ( Tablo 1).
Sadece 6 kişinin tezgah, raf ve dolap yüksekliklerinin kullanıcıya uygun hale getirilmesi, tekerlekli sandalye ile ocak, buzdolabı v.b. araçlara tekerlekli sandalye ile yaklaşabilmek için gerekli alanın ayarlanması gibi mutfağın tasarımına ilişkin düzenlemeleri yaptığı bulunmuştur.
Tablo 1. Fiziksel Özürlü Kadınların Mutfakta Faaliyetlerini Yürütürken Mutfağın Tasarımı İle İlgili Sorunlarla Karşılaşma Durumu ve Fiziksel Özür Tipine Göre Dağılımı
Fiziksel özür tipi | Sorunlarla karşılaşma durumu | Toplam | ||||
Evet | Hayır | |||||
Sayı | % | Sayı | % | Sayı | % | |
Tekerlekli sandalyeye bağlı özürlüler | 5 | 83,3 | 1 | 16,7 | 6 | 100,0 |
Yürüyebilen özürlüler (baston, koltuk değneği, yardıma veya araca ihtiyaç duymadan yürüyebilenler) | 25 | 89,2 | 3 | 10,8 | 28 | 100,0 |
Toplam | 30 | 88,2 | 4 | 11,8 | 34 | 100,0 |
Mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaştıklarını belirten (30 kişi) fiziksel özürlü kadınlar arasında “dolap ve rafların yüksek olması”nın (% 90,0) ilk sırada yer aldığı, bunu eşit oranlarla (% 30,0) “tezgahın yüksek olması” ile “mutfakta yeterli depo alanının bulunmaması”nın izlediği saptanmıştır (Tablo 2).
Tablo 2. Fiziksel Özürlü Kadınların Mutfakta Faaliyetlerini Yürütürken Mutfağın Tasarımı İle İlgili Karşılaştıkları Sorunlara ve Fiziksel Özür Tipine Göre Dağılımı
Mutfağın Tasarımı İle İlgili Karşılaştıkları Sorunlar | Fiziksel Özürlüler | Toplam Cevap(N=30) | ||||
Tekerlekli sandalyeye bağlı Özürlüler (N=5) | Yürüyebilen özür. (baston, koltuk değneği ile ve yardıma veya araca ihtiyaç duymadan yürüyebilenler ) (N=25) | |||||
Sayı | % | Sayı | % | Sayı | % | |
Mutfakta tekerlekli sandalye kullanımı için yeterli alanın bulunmaması | 5 | 100,0 | - | - | 5 | 16,6 |
Tezgahın yüksek olması | 3 | 60,0 | 6 | 24,0 | 9 | 30,0 |
Tekerlekli sandalye ile yaklaşabilmek için evye ve tezgah altında, ocak, bulaşık makinası, ve buzdolabı v.b. araçların yanında, önünde ihtiyaç duyulan boşlukların bulunmaması | 4 | 80,0 | - | - | 4 | 13,3 |
Tezgah alanının yeterli olmaması | 1 | 20,0 | 5 | 20,0 | 6 | 20,0 |
Tezgah, evye, ocak veya diğer araçların aynı yükseklikte olmaması nedeniyle araç gereçleri bir yerden bir yere nakletme imkanın olmaması | - | - | 1 | 4,0 | 1 | 3,3 |
Mutfakta yeterli depo alanın olmaması | 2 | 40,0 | 7 | 28,0 | 9 | 30,0 |
Dolap ve rafların yüksek olması | 4 | 80,0 | 23 | 92,0 | 27 | 90,0 |
Musluk armatürlerini rahat kullanamaması | - | - | 1 | 4,0 | 1 | 3,3 |
Mutfakta, faaliyetleri daha rahat yürütebilmek için ihtiyaç duyulan araç ve gereçlerin bulunmaması | 4 | 80,0 | 2 | 8,0 | 6 | 20,0 |
En alçak ve en yüksek raflara ulaşamama | - | - | 6 | 24,0 | 6 | 20,0 |
Mutfak zeminin uygun olmaması | 3 | 60,0 | - | - | 3 | 10,0 |
Kapının dar olması | 2 | 40,0 | - | - | - | - |
Tutunma yerlerinin bulunmaması | - | - | 2 | 80,0 | 2 | 6,6 |
Konu fiziksel özür tipine göre incelendiğinde; tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin tamamının (N=5) “mutfakta tekerlekli sandalye kullanımı için yeterli alanın bulunmaması”, yürüyebilen özürlülerin tamamına yakınının ise “dolap ve rafların yüksek olması” (% 92,0) sorununu ilk sırada belirttiği bulunmuştur (Tablo 2).
Tartışma
Fiziksel özürlü kadınların mutfaklarında karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla yapılan araştırmada, araştırmaya katılan fiziksel özürlü kadınlara mutfakta yürüttükleri faaliyetler sorulduğunda tamamı (% 100,0) yemek hazırlama, %94,1’i bulaşık yıkama, eşit oranlarla % 88,2’si yiyeceklerin servisi, yiyeceklerin depolanması ile % 70,5’i çamaşır yıkama faaliyetlerini belirtmişlerdir.
Araştırmaya katılan fiziksel özürlü kadınların % 70,6’sı mutfakta yürütülen faaliyetlerde yardım almakta, % 29,4’ü ise yardım almadan kendisi yapabilmektedir. Tekerlekli sandalye veya yürüme yardımcısı kullanan kadınların % 50.0’ı, yürüyebilen özürlülerin ise % 25,0’i yardım almaktadır. Mutfaktaki faaliyetlerini yürütürken yardım aldığını belirten fiziksel özürlü kadınların yardım aldıkları faaliyetler arasında yiyeceklerin servisi ve yiyeceklerin depolanması başta gelmektedir.
Kayıhan ve Algun (1986) tarafından özürlü ev kadınları üzerinde yapılan bir araştırmada, özürlü ev kadınlarının % 33,3’ünün ev işlerinde etkinlik gösterme çabalarına karşılık, %66,7’sinin ev işlerini yapmaya teşebbüs etmedikleri, ailenin diğer üyelerinin veya bir başka yardımcının ev işlerini yüklendiği saptanmıştır.v Cırıl (1984) tarafından yapılan bir çalışmada da, özürlü ev kadınlarının sakatlandıktan sonra ev işlerinin yapımına ilişkin sorumluluklarında bir azalma olduğu bulunmuştur.
Bu araştırmada, fiziksel özürlü kadınların büyük çoğunluğunun mutfaklarında yemek hazırlama, bulaşık yıkama, yiyeceklerin servisi ile yiyeceklerin depolanması faaliyetlerini kendi başlarına yardım almadan yürütüyor olmalarına uzun süreden beri özürlü olmalarının ve ellerini rahat kullanabilmelerinin etkisi olduğu düşünülmektedir.
Nitekim Kayıhan ve Algun (1986) tarafından yapılan aynı araştırmada, ev işlerinde hiçbir etkinlik göstermeyen hastalarda en önemli nedenler arasında, ev rehabilitasyonu açısından eğitim görmemeleri, buna paralel olarak ev işlerini kolaylaştırıcı kendine yardım aletlerini kullanmamaları, güvensizlik ve endişe duyguları, yetersizlik hissine bağlı gerginlik ve pasifleşme, ailenin aşırı koruyuculuğu nedeniyle bağımsızlaşamamanın başta geldiği bildirilmiştir.
Araştırma kapsamına giren fiziksel özürlü kadınlar arasında yarıdan fazlası (% 67,7) mutfakta faaliyetleri yürütürken zorlanmaktadırlar. Tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin % 83,3’ü, yürüyebilen özürlülerin % 64,2’si mutfakta faaliyetlerini yürütürken zorlanmaktadırlar.
Cırıl (1984) tarafından yapılan bir araştırmada özürlü ev kadınlarının yapımında sorunlarla karşılaştıkları ev işlerinin başında yemek hazırlama (% 19,1) nın geldiği, bunu bulaşık yıkama (% 18,6), ev temizliği (% 14,8) ve misafir ağırlama (% 14,5) nın izlediği saptanmıştır.
Nitekim Schwab (1975) ve Beppler (1974) tarafından yapılan araştırmalarda; özürlü ev kadınlarının en çok yemek hazırlama ve çamaşır yıkamada güçlük çektikleri bulunmuştur.
Mutfakta faaliyetlerini yürütürken zorlandığını belirten fiziksel özürlü kadınların (N=23) zorlanma nedenlerinin başında “fazla enerji harcama ve yorgunluk duyma” (% 95,6) ile “fiziksel yönden ağrı, acı hissetme” (% 69,5) gelmektedir.
Nitekim Cırıl (1984) tarafından yapılan araştırmada da, özürlü ev kadınlarının ev işlerini yürütürken karşılaştıkları sorunların başında; fiziksel yorgunluk duymanın (% 28,6) geldiği, bunu ruhsal gerginlik ve sıkıntı duymanın (% 21,8) izlediği bulunmuştur.
Maning (1968) tarafından yapılan bir çalışmada; ev kadının özürlü olduğu takdirde ev işlerinin yapımına normal ev kadınından daha fazla zaman harcadığı saptanmıştır. Özürlü kadınların mutfakta sorumluluklarını yerine getirebilmesi, diğer aile bireylerine bağımlılığını azaltabilmesi ve harcadığı zaman ve enerjiyi azaltarak yorgunluğu minimuma indirebilmesi için iş basitleştirme yöntemlerini bilmesi, uygulaması ve geliştirmesi gerekir.
Fiziksel özürlü kadınların 17’si mutfaktaki faaliyetlerini daha az zaman ve daha az enerji harcayarak yürütebilmek için iş kolaylaştırma açısından yaptıkları faaliyetler arasında ilk sırada “sıklıkla kullanılan araçların rahat ulaşılabilir bir yere ve uygun yüksekliğe depolanması” yer almaktadır. Bu sonuç fiziksel özürlü ev kadınlarının iş kolaylaştırma yöntemleri hakkında yeterli bilgiye ve olanaklara sahip olmadıkları izlenimini vermektedir.
Araştırmaya katılan yürüyebilen özürlülerin % 89,2’si, tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin % 83,3’ü mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu sorunlar arasında “dolap ve rafların yüksek olması”, “tezgahın yüksek olması” ile “mutfakta yeterli depo alanının bulunmaması” ilk sıralarda yer almaktadır. Tekerlekli sandalyeye bağlı özürlülerin tamamı “mutfakta tekerlekli sandalye kullanımı için yeterli alanın bulunmaması”, yürüyebilen özürlülerin tamamına yakınının ise “dolap ve rafların yüksek olması” sorununu ilk sırada belirtmişlerdir.
Nitekim Akçay (1996) tarafından yapılan araştırmada, tekerlekli sandalye kullanan paraplejik hastaların (her iki bacağı da felç olan) mutfaklarında; tekerlekli sandalye ile yaklaşmasını engelleyen kapakların olduğu (% 85,0), manevra alanın uygun olmadığı (% 45,0) belirlenmiştir.
Mutfak tasarımına ilişkin sorunla karşılaştığını belirten 30 kişiden sadece 6 sı tezgah, raf ve dolap yüksekliklerinin kullanıcıya uygun hale getirilmesi, tekerlekli sandalye ile ocak, buzdolabı v.b. araçlara tekerlekli sandalye ile yaklaşabilmek için gerekli alanın ayarlanmasını gibi mutfağın tasarımına ilişkin düzenlemeler yapmışlardır.
Mace ve arkadaşları tarafından (1991) yapılan bir çalışmada özürlü ev kadınlarının yarıdan fazlasının, evlerinden memnun olmadıkları ve değiştirilmesini istedikleri mobilyaların başında mutfak dolaplarının geldiğini belirtmişlerdir.
Farklı özür tiplerindeki özürlü bireylerin konut ihtiyaçlarını belirlemek amacıyla yapılan bir araştırmada (Anon 2002), özürlü bireylerin sadece % 25’inin mutfak, giriş, banyo ve park alanında birkaç düzenleme yaptıkları saptanmıştır.
Yapılan bir başka çalışmada (Berg ve diğ.; 2002) araştırma kapsamına alınan tekerlekli sandalyeye bağlı özürlü bireylerin sadece % 4’ünün banyo ve mutfakta düzenleme yapma, kapı genişliğini artırma, kapının kolay açılmasını sağlama ve tutunma barlarının ilavesini içeren bu beş düzenlemeden tümünü yaptığı, % 36.4’ünün ise bu düzenlemelerden hiçbirini yapmadığı bulunmuştur.
Sonuç ve Öneriler
Fiziksel özürlü kadınların mutfaklarında karşılaştıkları sorunları belirlemek amacıyla 34 fiziksel özürlü kadın üzerinde yapılan bu çalışma örneklem gurubunun yeteri kadar büyük olmaması nedeniyle pilot ve tanımlayıcı bir araştırma niteliği taşımaktadır.
Fiziksel özürlü kadınların yarıdan fazlası mutfaktaki faaliyetleri yürütürken zorlanmaktadır. Mutfakta faaliyetlerini yürütürken zorlandığını belirten fiziksel özürlü kadınların zorlanma nedenlerinin başında “fazla enerji harcama ve yorgunluk duyma”, “fiziksel yönden ağrı, acı hissetme” ile “fazla enerji harcama” gelmektedir.
Fiziksel özürlü kadınların 17’sinin mutfaktaki faaliyetleri daha az zaman ve daha az enerji harcayarak yürütebilmek için iş kolaylaştırma açısından yaptıkları faaliyetlerin başında “sıklıkla kullanılan araçların rahat ulaşılabilir bir yere ve uygun yüksekliğe depolanması” gelmektedir.
Fiziksel özürlü kadınların tamamına yakını mutfağın tasarımı ile ilgili sorunlarla karşılaşmaktadır. Mutfağın tasarımına ilişkin sorunlarla karşılaştığını belirten fiziksel özürlü kadınların karşılaştıkları sorunların başında “dolap ve rafların yüksek olması”, “tezgahın yüksek olması” ile “mutfakta yeterli depo alanının” bulunmaması gelmektedir.
34 fiziksel özürlü kadın üzerinde yapılan pilot ve tanımlayıcı nitelikte olan bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre şu önerilerde bulunulabilir:
Bireylerin yetenek ve ihtiyaçlarına uygun bir çevre oluşturarak performanslarının artması ile ilgilenen ergonomi biliminin, özürlülerin yaşam koşullarını iyileştirmede vazgeçilmez olduğu dikkati çekmektedir. Mutfak, araç- gereç ve donanım tasarımı, özürlü bireylerin antropometrik ölçüleri dikkate alınmadan belirlendiğinde; çalışma, eğilme ve erişme gibi faaliyetleri yürütürken gereksiz zorlanmalara ve yorgunluğa neden olabilmektedir. Nitekim bu araştırmanın sonuçları da bunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde özürlü bireylerin antropometrik ölçümlerine ilişkin araştırmalara rastlanmakla (Chung ve Weimar, 1989; Goswami, 1997) beraber ülkemizde sınırlı sayıda araştırma bulunmaktadır (Uyanık ve diğ., 2002). Özürlü bireylerin kullandığı tüm eşya ve ürünlerde antropometrik ölçü yetersizliği eşya ve ürünü kullanamamasına, uzun süreli kullanımında rahatsızlık duymasına ve hatta kazalara neden olabilmektedir. Bu nedenle konutta en çok kullanılan alanlar arasında yer alan mutfağın, araç-gereç ve donanımların ergonomik açıdan uygun tasarlanması ve daha fonksiyonel bir duruma getirilmesi ve dolayısıyla özürlülerin yaşam kalitelerinin artırılması açısından önem taşımaktadır.
Özürlü kişilerin evlerinde yapılacak düzenlemeler bir ekip tarafından ele alınmalıdır. Genel rehabilitasyon programının bir bölümü olarak ev içi düzenlemeleri ve ev işlerini içeren bir eğitim programı düzenlenerek, hekim, fizyoterapist, psikiyatrist gibi özürlülerin doğrudan sağlıkları ile ilgilenen meslek gruplarının yanında mimar, iç mimar, inşaat ve endüstri mühendisi, sosyolog, sosyal hizmet uzmanı, ev ekonomisti ve konuyla ilgili çalışan benzer uzman kişilerin katkıları sağlanmalıdır.
Özürlü bireylere mutfakta çalışma özgürlüğünü kazandırmak isterken diğer aile bireylerinin de mutfağı kullandığı, onların da gereksinimlerinin olduğu ve bu nedenlerle mutfağın her kullanıcıya uygun olacak şekilde tasarlanması gerektiği unutulmamalıdır. Bu noktada çok amaçlı, bütün bireylerin kullanabileceği hareketli mobilyaların örneğin, yüksekliği ayarlanabilir tezgahların, bir şalterin yardımıyla aşağıya doğru inebilen dolap veya rafların, tezgah altında çekilerek çıkarılan ayaksız masaların tasarlanması ve üretilmesi önem taşımaktadır. Bunun için konut üretiminde özürlülere tam erişilebilir ayrı konut yapımı yanında, tüm konutlarda belli standartlara uyularak yapılan “uyarlanabilir konut” üretimi temel yaklaşım olarak ele alınabilir. Uyarlanabilir konut, normal konutun özelliklerine sahip, ancak gerek duyulduğunda hızlı ve ekonomik bir biçimde gerekli değişimler yapılabilen konuttur. Özürlülerin kullanımına da uygun kapı genişlikleri, koridor, tuvalet, banyo ölçüleri, elektrik tesisatı, mutfak donatılarının ölçüleri gibi temel boyutları tüm konutlarda sağlamak temel amaçtır. Bu özelliklere göre yapılacak konutlar, yapım maliyetini artırmayacağı gibi, özürlü olmayanların hayatını da kolaylaştırıcı çözümler sunacaktır. Böylece sadece özürlüler için değil, hayatının belirli bir döneminde özürlülük durumu ile karşılaşacak ya da yaşlandığında hareket kabiliyeti azalacak kişiler için de esnek çözümler sunulmuş olacaktır (Olguntürk, 2007).
Özürlü birey ve ailesinin ev içi düzenlemeler konusunda bilgilendirilmeleri ve bilinçlendirilmeleri için eğitimi programları hazırlanmalı ve bu konuda projeler geliştirilmelidir.
Özürlü bireylerin bir diğer ihtiyaç duyduğu konu da, iş kolaylaştırma eğitimi almak ve mevcut fiziksel kapasitelerini en iyi şekilde kullanabilmeyi öğrenmektir. Bu nedenle bu konuda eğitim programlarının hazırlanması ve projelerin geliştirilmesi özürlülere büyük yararlar sağlayacaktır.
Fiziksel özürlülerin konut mutfaklarında karşılaştıkları sorunlara ilişkin daha kapsamlı araştırmaların yapılmasının yanı sıra, farklı özür gruplarının mutfakta karşılaştıkları sorunlara ilişkin araştırmaların da yapılması konuyu daha detaylı inceleme açısından önemlidir.
KAYNAKLAR
Anon, 1994 Uluslararası Aile Yılı Özel İhtisas Komisyon Raporları, Başbakanlık Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı Yayınları, Kılıçaslan Matbacılık, Ankara, (1994).
Anon, “Engelsiz Dünyalar için ...” Yaşama Sevinci Dergisi, 11(112) 18-25, (2000).
Anon, I.Özürlüler Şurası, Çağdaş Toplum Yaşam ve Özürlüler Komisyon Raporları Genel Kurul Görüşmeleri, T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Takav Matbacılık, Ankara, (1999).
Anon, Report on the Affordable and Acccesibble Housing Needs Survey of Persons with Disabilities (www.housinggroundtable.org/Housing-Report/AH-Report/AcccesibbleHousing.htm.81k’den alınmıştır). (2002).
AKÇAY, T., Tekerlekli Sandalye Kullanan Paraplejik Hastalarda Ev Rehabilitasyonu, Yüksek Lisans Tezi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara, (1996).
BERG, K., HINES, M., ALLEN, S., “Wheelchair Users at Home: Few Home
Modifications and Many Injurious Falls”, American Journal of Public Health, 92 (1) 48, (2002).
BEPPLER, M. C., “The Disabled Homemaker: Organizational Activities, Family Participation, and Rehabilitation Success”, Rehabilitation Literature, 35 (7) 200, (1974).
CHUNG, K. and Weimar, W., Anthropometric Studies for the Physically Disabled Population - Vol. II, Spinal Cord Injury. University of Virginia, Rehabilitation Engineering Center, Charlottesville, VA, Report No. UVA-REC 102-89. (1989)
CIRIL, S. , Sakat Ev Kadınlarının Ev İdaresine İlişkin Sorunlarının İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi, Bilim Uzmanlığı Tezi, Ankara, (1984).
GOSWAMI, A., Anthropometry of People with Disability. In Shrawan Kumar, (Ed.), Perspectives in Rehabilitation Ergonomics, Taylor & Francis LTD, Bristol, PA. (1997)
GÖNEN, E., KALINKARA, V., ÖZGEN, Ö., Mutfak Çalışma Merkezlerinde Optimum İş Yüksekliği ve Antropometrik Ölçüm İlişkisi Üzerine Bir Araştırma, Milli Prodüktivite Merkezi Yayınları, 2. Ulusal Ergonomi Kongresi, Ankara, (1989).
GÜL, A. ve HAZER O., Tekerlekli Sandalyeye Bağımlı Kişilerin Yaşadıkları Konutta Banyo Kullanımına İlişkin Karşılaştıkları Sorunların İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Ev Ekonomisi Yüksek Okulu Yayınları No: 11, Araştırma Serisi: 11, Binboğa Yayınevi, Ankara, (2002).
KAYIHAN, H. ve ALGUN C., “Özürlü Kişilerin Ev Rehabilitasyonu ve Değerlendirilmesi”, Fizyoterapi Rehabilitasyon Dergisi, 5 (1) 25-30, (1986).
MACE, R. L., BOSTROM, J. A., HARBER, L. A., YOUNG, L. C., The Accesible Housing Design File: Barrier Free Environments, Van Nostrand Reinhold, New York, (1991).
MANNING, S. L., Time Use in Household Tasks by İndiana Families, Purdue University Agr. Exp. Sta. Research Bull, (1968) Pp:837.
MUTLUER, S. Y., Tekerlekli Sandalye Kullanan Bedensel Özürlüler İçin Konut Tasarımı ve Çevre Düzenlenmesi, Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya, (1997).
OLGUNTÜRK, N. Evrensel Tasarım: Tüm Yaşlar, Farklı Yetenekler ve Çeşitli İnsanlık Durumları İçin Tasarım. TMMOB Bülten 46, 10-18 Ocak (2007).
SCHWAB, L. O., “Rehabilitation of Physically Disabled Women in a Family Oriented Program”, Rehabilitation Literature, 36 (2) 34, (1975).
SÜRMEN, Ş., “Konutun Özürlü Hayatındaki Anlamı Üzerine Öneriler”, Komut M. E (ed.), Diğerlerinin Konut Sorunları, TMMOB Mimarlar Odası, Ankara, (1996).
UFUK, H., “Engellilerin İhtiyaç ve Sorunlarının Tüketim Ergonomisi Açısından İncelenmesi”, Verimlilik Dergisi, 4, 100-113, (2002).
UYANIK, M., BUMİN, G., DÜGER, T, KAYIHAN, H., Tekerlekli Sandalye Kullanan Kişilerin Antropometrik Ölçümlerinin Tekerlekli Sandalyeye Uygunluğu. Sağlık ve Toplum 12(1): 66-71, (2002).