Özveri Dergisi


Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu’ndan Mezun Olmuş İşitme Engelli Öğrencilerin İstihdamı,
İş Durumları ve Ayrımcılık

 

Yrd. Doç. Dr. Behram Erdiken
Anadolu Üniversitesi
Engelliler Entegre Yüksekokulu

ÖZET

Bu araştırmanın amacı, eğitim ve öğretime 1993 akademik yılında başlayıp Engelliler Entegre Yüksekokulu’ndan mezun olmuş işitme engelli öğrencilerin istihdamı ve iş durumlarını betimlemektir. Yüksekokul kurulduğundan beri seramik ve grafik sanatları, bilgisayar operatörlüğü ve yapı ressamlığı programları eğitim sürdürülmektedir. Okulun amacı, engelli bireylerin mesleki eğitim almalarını ve toplumda üretken bireyler olmalarını sağlamaktır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan, alan uzmanlarınca geçerliği belirlenen anketlerin kamu ve özel sektörde çalışan 81 öğrenciye uygulanmasıyla toplanmıştır. Anketler yüz-yüze yapılandırılmış görüşmeler, elektronik posta veya posta yoluyla yanıtlanmıştır. Veriler, Excel programında betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmaya katılanlardan 55 öğrencinin araştırma sırasında bir işte çalıştığı saptanmıştır. Bunlardan 32’sinin meslekleriyle ilgili, 23’ünün meslekleriyle ilgisiz işlerde çalışmakta oldukları belirlenmiştir. Ek olarak, iş durumlarında ayrımcılık konusu öne çıkmıştır. Kanunlar, işitme engellilerin istihdamı, iş koşullarıyla ilgili konularda tartışma ve öneriler sunulmuştur.

Anahtar Sözcükler: İşitme engeli, istihdam, ayrımcılık

THE EMPLOYMENT OF THE HEARING IMPAIRED STUDENTS GRADUATED FROM THE SCHOOL FOR THE HANDICAPPED AND DISCRIMINATION

ABSTRACT
The purpose of this survey research was to determine the employment and working conditions of the students graduated from Anadolu University , the School for the Handicapped which started in the academic year of 1993. Since then, the ceramics and graphic arts, computer operator training and architectural drawing programs have been functional. The aim of the school is to offer special education for the handicapped in vocational programs and thus enable them to become productive members of the community. The data have been collected from 81 students working either in public or private sector. A questionnaire that was developed by the researcher and validated by the experts in the area of special education was used. It was answered either by face-to-face structured interviews or via e-mail or mail. The data have been analyzed descriptively through the use of Excel program. The results indicated that 55 students were working at that time. While 32 of them had jobs relating their professions, 23 of them did not. In addition, the discrimination issue appeared to be important as working conditions. Discussion and recommendations about the issues such as, the government rules, employment of hearing impaired, and working conditions were provided.
Key words: Hearing impaired, employment, discrimination

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ ENGELLİLER ENTEGRE YÜKSEKOKULU’NDAN MEZUN OLMUŞ
İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİN İSTİHDAMI, İŞ DURUMLARI VE AYRIMCILIK

Uluslararası istatistikler her on çocuktan birinin bir özürle dünyaya geldiğini dile getirmektedir. Yaklaşık iki yüz milyon engelli çocuğun % 80’i gelişmekte olan ülkelerde bulunmakta ve ancak % 2’sinden azı özel eğitim hizmeti alabilmektedir (DPT .1992).

Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın 2003 yılı Aralık ayında açıkladığı Türkiye Özürlüler Araştırması sonuçlarına göre, Türkiye’de nüfusun yüzde 12.29’unu özürlüler oluşturmaktadır. Bu oran nüfusun 8 milyon 431 bin 937’sine denk gelmektedir. Bu oran içinde işitme engelliler binde 37, dil ve konuşma engelliler binde 38, zihinsel engelliler binde 48, ruhsal ve kronik süreğen hastalığı olanlar yüzde 9.70, birden fazla özrü bulunanlar yüzde 11.40’tır. 12 ve daha yukarı yaştaki özürlü nüfus % 22.19’dur. Bu oran içerisinde istihdam edilenlerin oranı yüzde 19.60’dır. Özürlü nüfusun yüzde 77.80’i işgücüne hiç katılmamaktadır. Ülkemizin en önemli sorunlarından biri de istihdam ve işsizliktir.

“2004 Hane halkı İşgücü Anketi’ne göre ülkemizdeki işsizlik oranı yüzde 10,3 iken, özürlülerde bu oran yüzde 15,5’tir. İşgücüne katılma oranı ise sadece yüzde 21,7’dir. Başka bir deyişle, her beş özürlüden birisi işgücünde yer almaktadır. Bu bağlamda, özürlülerin işgücüne katılımlarının önemi açıktır.

Avrupa Komisyonu Engelliler Konferansında ‘’Özürlülüğün evrensel bir sorun ve Avrupa Birliği ülkelerinde yaklaşık olarak her on topluluk yurttaşından bir tanesinin, psikolojik, fiziksel bir özre sahip olduğu’’ bildirilmiştir (2004). Avrupa Birliği’nin bakış açısı, özürlüleri mümkün olduğunca istihdama katma şeklindedir. AB’de çalışan özürlülerin büyük bir bölümü; tarım ve inşaat işlerinde, düşük bir bölümü; sağlık, küçük bir bölümü ise imalat sektörü ile finans ve eğitim sektöründe çalışmaktadır (EU, 1998). Avrupa Birliğine Üye Devletlerle birlikte Komisyon, 2001 - 2006 yıllarını kapsayan dönem için 100 milyon Euro’luk bir bütçeyle engellilere ayrımcılığı kapsayan “Ayrımcılığa Karşı Eylem Planı Programını” kabul etmiştir (AKEK,2004).

01.07.2005 tarih ve 5378 sayılı ‘’Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’’ (Özürlüler Kanunu) yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun amacı; özürlülüğün önlenmesi, özürlülerin sağlık, eğitim, rehabilitasyon, istihdam, bakım ve sosyal güvenliğine ilişkin sorunların çözümü ile her bakımdan gelişmelerini ve önlerindeki engelleri kaldırmayı sağlayacak tedbirleri alarak topluma katılımlarını sağlamak ve bu hizmetlerin koordinasyonu için gerekli düzenlemeleri yapmaktır. Madde 5’te, mesleki rehabilitasyon ve istihdam hizmetleri anlatılmakta ayrıca özürlünün uygun bir işte verimli bir şekilde çalışabilmesi için mesleki rehberlik, mesleki eğitim ihtiyaçları ile seçilen işe yerleştirme ve işyerinde uyum hizmetlerinin önemi belirtilmiştir. Kanunda özellikle özürlülerin eğitim ve istihdamı üzerinde önemle durulduğu dikkat çekmektedir. Bu anlayış aynı zamanda Avrupa Topluluğu’nun 1989 Sosyal Şartı’ndan sonra Maastricht Antlaşmasında da ele aldığı “Özürlüler için daha iyi sosyal ve profesyonel entegrasyon” ilkesi ile bağdaşmaktadır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’ne ek 09.12.1975 ’de 3447 sayılı kararı ile “Sakat Kişilerin Hakları Bildirisi” sinde özürlü kişilerin topluma üretken bireyler olarak katılım hakları ve toplumun da bu kişilere karşı yükümlülükleri yer almaktadır. Ayrıca, özürlü kişilerin, özürlü olmayan kişilerle aynı, düzgün yaşam şartlarına sahip olma haklarının olduğu ifade edilmektedir (II.Özürlüler Şurası, 2005).

Uluslararası Çalışma Örgütü tarafından kabul edilen ve Türkiye tarafından (1999) onaylanan, 159 sayılı Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu ve İstihdamı Hakkında Sözleşme”nin 1.maddesinde her üye ülkenin, mesleki rehabilitasyon ile bir özürlünün uygun bir iş elde etmesi, sürdürmesi ve işinde ilerlemesini sağlayarak, özürlü kişilerin topluma kaynaşmasını kolaylaştırmanın ve geliştirmenin, amaçları arasında yer almaktadır (II.Özürlüler Şurası, 2005).

Anayasamızın 49/I maddesinde “Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir” ifadesi yer almıştır. Dolayısıyla, özürlülerin de çalışma ve istihdam edilmeleri anayasal bir hak olarak ifade edilmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 53.maddesine göre, “Kurum ve kuruluşlar bu Kanun’a göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında özürlü çalıştırmak zorundadır. Kota tekniğinden yararlanılarak işe yerleştirilmeye çalışılan özürlülerin, istihdam edilmeden önce yeterince ve gereğince bilgilendirilmediği, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda mesleki eğitim verilemediği ve uygun işe yerleştirilemediği, vasıfsız ve düşük ücretle çalıştırıldıkları, kısaca ayrımcılık yapıldığını düşündürmektedir.

Yeni İş Kanunu, eski düzenlemede olduğu gibi, özürlülerin Türkiye İş Kurumu aracılığı ile işe alınmalarını öngörmektedir (İş K.m.30/6) . Kamu kurum ve kuruluşlarında özürlü istihdamı için ÖSYM tarafından merkezi olarak yapılan sınava girmek ve başarılı olmak gerekmektedir .

Özürlü bireyin işe alınmasıyla, istihdam sorununun büyük ölçüde çözüldüğü varsayılmaktadır. Oysa iş yaşamı, işe alınan özürlü bireyin özellikleri ve yetenekleri dikkate alınarak düzenlenmediğinden ve iş başında geliştirme eğitimi verilmediğinden, işe alınan özürlülerden çoğu kez beklenen verim sağlanamamaktadır. Bu durumun hem işveren kurum, hem çalışan özürlüler hem de işe alınmayı bekleyen özürlüler açısından ayrı ayrı ve birlikte olumsuz sonuçları olmaktadır. Başlangıçta iş bulduğu için mutlu olan birey, iş ortamında karşılaştığı tutumlar ve sorunlar yüzünden kendisini verimsiz, hatta “işe yaramaz” hissedebilmektedir. Özürlülerin istihdam edilmiş bile olsalar vasıfsız ve düşük ücretli işlerde çalıştırılmaları, işten çıkarmalarda ilk sıralarda yer almaları gibi sorunlarla karşılaşmalarına neden olmaktadır (Yılmaz, 2004). Özürlülerin işe girdikten sonra o işte kalıcı olup olmamaları da önemlidir. Özürlülerin iş yaşamlarını etkileyen güçlüklerin, işyeri ve işten kaynaklanan engellerin yanı sıra sosyal engeller de söz konusudur (Yılmaz, 2004).

Özürlü çalışanlar ile gerçekleştirilen bir araştırmada, görüşülenlerin dörtte biri yükselme şanslarının özürleri sebebiyle olumsuz etkilendiğini, ayrımcılık yapıldığını, işverenlerin işyeri ve iş düzenlemeleri konusunda isteksiz davrandıklarını belirtmektedir (Yılmaz. 2004). Özürlülerin işe başvurusunda, alınmasında ve sonra ayrımcılık yapılamayacağı gibi iş yerlerindeki çalışan, işveren kişilerin tutumları, ön yargıları, özürlülerin iş verimini etkilediği belirtilmektedir (Ergün, 2005).

Özürlüler yeteneklerini değerlendirebilecekleri bir iş ve meslek için yetiştirilmeli ve bilgilendirilmelidir. Bu görüşü destekleyen araştırmalar bulunmaktadır. Örneğin: Arthur ve Zarb (1995), özürlülerin işgücü piyasasında yer alışlarını incelemişler, özürlülerin tüm çalışanlar arasında en verimsiz bireylerin özürlüler oldukları gibi bir sonuca varılmadığını belirlemişlerdir. Aksine özürlü çalışanlar en az özürlü olmayan iş arkadaşları kadar performans göstermekte ve sıklıkla daha güvenilir ve verimli ayrıca işe devamları ve iş güvenlikleri açısından da eşit veya daha iyi durumda bulunduklarını belirtmişlerdir (Yılmaz. 2004).

Ülkemizde üniversite sınavına girip, kazanıp, bitirdikten sonra da çalışma yaşamına katılan özürlü sayısı çok azdır. Bunda en önemli etken, özürlülerin eğitim alamamalarıdır. Eğitim alabilen yüksekokul mezunları arasında önemli oranda daha düşük ücretle çalıştırıldıklarını belirtenler bulunmaktadır. Ayrıca yüksekokul ve üniversite mezunlarında yükselme olanaklarının daha az olduğunu düşünen bireyler dikkate değer bir şekilde artmaktadır (Yılmaz. 2004). Daha düşük ücretle çalıştırıldıklarını ve yükselme olanaklarının daha az olduğunu düşünen özürlülerin, kendilerine ayrımcılık yapıldığını ve onurlarının incindiğini düşündürmektedir. Sorunu, gereksinimi, özelliği, niteliği ne olursa olsun tüm insanlar salt insan oldukları için onurlu bir yaşam sürme hakkına sahiptirler. Bu amaçla her türlü hizmet insanlara, bir hak olarak ve hiçbir ayrım gözetmeden, eşitlik içerisinde verilmesi gerektiği vurgulanmıştır (BÖİB., 2002; BM., 1993, 48/96 sayılı karar).

Türkiye’de işitme engelli kişilerin, eğitim çağı nüfusunun içinde okullaşma oranı yüzde 4 olarak görülmektedir. Bu durumda eğitim çağı nüfusu içinde 8 bin işitme engelli kişinin okullaşabildiği söylenebilmektedir. 192 bin kadar işitme engelli kişinin okullaşamadığı ülkemizde ‘’ herkes için temel eğitim hakkını ‘’ gelecek yüzyılın ulaşılabilir amacı olarak kabul eden bir ülke olarak hızla okullaşma ve eğitimi yaygınlaştırma çabası göstermeliyiz (DPT.,1992). Okullaşabilen işitme engelli öğrenciler Yükseköğretim kademesine gelene kadar okulöncesi, ilköğretim ve lise eğitimi almaktadır. Bu eğitimin; sistemli ve yeterli olmadığı, nitelik ve nicelik bakımından çok sınırlı olduğu belirtilmektedir (Özsoy,1989; DPT.,1992). Türkiye’de işitme engelli öğrencilere yüksek öğretim sunan tek kurum Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokuludur.

Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu, 1993-1994 eğitim-öğretim yılında faaliyete geçmiştir. Uygulamalı Güzel Sanatlar Bölümünde, Seramik Sanatları Lisans Programı, Grafik Sanatları Lisans Programı; İdari Meslekler Bölümünde, Bilgisayar Operatörlüğü Önlisans Programı; Mimarlık Bölümünde, Yapı Ressamlığı Önlisans Programı yer almaktadır. Bünyesinde bulunan bölümler, işitme engelli bireylerin eğitim gereksinimlerini karşılayabilecek teknoloji ile donatılmıştır. Engelliler Entegre Yüksekokulu, özel eğitime muhtaç engellilere engel türlerine uyan meslek programlarında eğitim vermek, onların topluma üretken bireyler olarak katılmalarını sağlamak amacıyla kurulmuştur (A.Ü., 2003). Okul kayıtlarından Engelliler Entegre Yüksekokulu’ndan 2005 öğretim yılı sonu itibariyle 190 işitme engelli öğrencinin mezun olduğu ve bunlardan 29’unun işe yerleştiği öğrenilmiştir.

Tablo 1: Engelliler Entegre Yüksekokulu Mezun Öğrencilerin Bölümlere Göre Dağılımı

 

Bölümler

Toplam

 

Bilgis.Oprt.

Yapı Ressaml.

Seramik L.

Grafik L.

Mimarlık

Mezun

Yıllar

Mezun Sayısı

Mezun Sayısı

Mezun Sayısı

Mezun Sayısı

Mezun Sayısı

Sayısı

1996

3

2

Yok

Yok

Yok

5

1997

6

1

Yok

Yok

Yok

7

1998

3

3

1

Yok

Yok

7

1999

7

3

4

Yok

Yok

14

2000

8

9

3

2

2

24

2001

4

8

5

1

3

21

2002

11

4

7

1

1

24

2003

8

7

6

1

5

27

2004

10

9

3

5

Yok

27

2005

9

8

11

6

Yok

34

Toplam

69

54

40

16

11

190

1996-2005 yılları arasında Engelliler Entegre Yüksekokulu Bilgisayar Operatörlüğü Bölümünden 69 (%36), Yapı Ressamlığı Bölümünden 54 (%28), Seramik Bölümünden 40 (%21), Grafik Bölümünden 16 (%9), Mimarlık Bölümünden 11 (% 6) olmak üzere 190 işitme engelli öğrenci mezun olmuştur.

Bu çalışma, kurumların, mezun ettikleri öğrencilerin işteki etkinliklerini sürekli izlemesi ve değerlendirmesi, sonuçlara göre kurumun kendisini geliştirmesi önerisinden (Sezgin,1982) yola çıkarak, yüksekokulda mesleki eğitim verilen işitme engelli öğrencilerin mezun olduktan sonra iş durumlarını belirlemek için yapılmıştır. Kısaca bu çalışmanın amacı, Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarının istihdamı ve iş durumunu belirlemektir.

Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarının istihdamı ve iş durumu nasıldır?

Bu çalışmanın amacı kapsamında, istihdamı gerçekleşen mezun öğrencilerden aşağıdaki sorulara yanıtlar aranmıştır;

1. İş bulmak için neler yapmışlardır?

2. İşe girerken karşılaştıkları zorluklar nelerdir?

3. İşitme engelli bireylerin, iş edinebilmesi için nelerin gerekli olduğunu düşünmektedirler?

4. Mezunların ne kadarı çalışmakta ve yaptıkları işler ile sektörlere dağılımları nasıldır?

5. Mezun oldukları bölümlere göre istihdamları nasıldır?

6. Mezunların, yüksekokuldaki meslek öğrenimine uygun çalışma durumları nasıldır?

7. Girdikleri iş için, işe başlamadan önce hizmet içi eğitim ve işe uyum devresi alma durumu nasıldır?

8. Aylık ücret durumu ve ücrete ilişkin düşünceleri nelerdir?

9. İşleri ile ilgili ihtiyaçları nelerdir?

10. İşlerinde yükselme olanakları ile ilgili düşünceleri nelerdir?

11. İş yerlerinin fiziksel çevre koşulları ile ilgili düşünceleri nelerdir?

12. Mezunların verimliliklerini arttırmaları için teknolojik destek durumu nedir?

13. İş yerlerindeki iletişim davranışları nelerdir?

14. İşitme engelini, iş yaşamında sorun olarak düşünme durumları nedir?

15. Çalıştıkları işyerlerindeki diğer personelin kendilerine bakış açılarıyla ilgili düşünceleri nelerdir?

16. Çalıştıkları işyerlerinde ayrımcılık yapılıp yapılmadığına ilişkin düşünceleri nelerdir?

17. Yaptıkları işi seviyorlar mı? İşlerini sevmeyenlerin ‘’İşi sevmeme nedenleri’’ nelerdir?

18. Mezunların bir işe girdikten sonra iş yerini değiştirme durumları nedir?

19. Çalışmak isteyebilecekleri bir işin özelliklerine yönelik istekleri nelerdir?

YÖNTEM

Bu bölümde araştırma modeline, veri toplama aracına, verilerin toplanmasına ve çözümlenmesine ilişkin bilgiler yer almaktadır. Araştırmanın modeli tarama modelidir. Bu tür bir yaklaşımda, ilgilenilen olay, birey, grup, konu ve duruma ait değişkenler, ayrı ayrı betimlenmeye çalışılır (Karasar, 1995). Araştırmanın evrenini yüksekokul mezunu olan tüm işitme engelli bireyler oluşturmaktadır. Örneklem oluşturulmamış ve Engelliler Entegre Yüksekokulundan mezun olan tüm işitme engelli bireylere ulaşılmaya çalışılmıştır.

Veri Toplama Araçları: Araştırmanın verilerini elde etmek için bir anket/görüşme formu hazırlanmıştır. Bu anket/görüşme formunun içerik geçerliliği için uzman grubun görüşleri alınmıştır. Grubun önerilerine göre veri toplama araçlarına gerekli yeni şekil verildikten sonra anket/görüşme formu uygulanmıştır (Karasar,1995).

Bu formda, çalışan işitme engelli yüksekokul mezunlarının işe girerken karşılaştıkları zorluklar, işlerini sevme ya da sevmeme nedenleri, iş yerlerinde kendilerine nasıl davranıldığı, ayrımcılık yapılıp yapılmadığı, çalışma yaşamlarına yönelik sorular yer almıştır.

Verilerin, işitme engelli yüksekokul mezunu bireylerden; 33’ü ile yüksekokulda yüz yüze yapılan görüşme ile 90’ı posta ile şehir içi ve-dışındaki işitme engelli bireylere, 67’si mezun öğrencilere e-mail ile anket gönderilerek toplanması amaçlanmıştır. Mezun olan 190 işitme engelli bireyden 40 e-mail, 33 görüşme ve 8 posta olmak üzere 81’inden yanıt alınmıştır. 6 Posta iadesi olmuştur. 81 kişiden 26’sı (%32) işe giremediğini belirtmiş, 55’i (%68) işe girdiğini belirtmiştir. Ulaşılan 81 mezunun 41’i kız, 40’ı erkektir. Araştırmaya katılan 55 işitme engelli yüksekokul mezunundan 23’ü kız (%42), 32’si (%58) erkektir. Araştırmaya katılan 55 işitme engelli yüksekokul mezununun işitme kaybı dağılımı, 40dB.- ile 120dB. arasındadır.

İşlem: Veriler Excel programına işlenerek, frekans dağılımları, ortalama, yüzdelik değerler gibi betimleyici çözümleme teknikleri yoluyla çözümlenmiştir.

BULGULAR

Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarının istihdamı ve iş durumuna ilişkin bulgular aşağıda verilmiştir.

1. İş bulmak için neler yapmışlardır?

Yüksekokul mezunu 75 işitme engelli bireyin: 46’sı İş Kur, 20’si akraba (baba,amca,dayı v.b), 9’u (KPSS) Devlet Memuru Sınavı sonucuna göre işe girmiştir. Ayrıca mezunlar iş için İş Kur’a, Meslek Odalarına, Belediyelere, Derneklere, Bankalara başvurmuşlardır. Yazılı basıdan ve internetten de iş aramışlardır. İş yerlerinin İnsan Kaynakları Müdürleri ile görüşmüşler, başka illerdeki işyerlerine de gitmişlerdir. Bunların dışında aileleri ile birlikte iş toplantılarına katılmışlar kendilerini tanıtmak istemişlerdir. Ek becerinin daha rahat iş bulunmasına yardımcı olacağı düşüncesiyle bilgisayar kursu alan 1 mezun görülmektedir. Bir mezun ise Bilgisayar Operatörlük becerisine güvenerek teklif beklemiştir.

2.Mezunların, işe girerken karşılaştıkları zorluklar nelerdir?

Araştırmaya katılan mezunların 20’si hiçbir zorluk görmediğini, 1’i staj yaptığı yerde işe girdiği için zorluk çekmediğini, 1’i de babası sayesinde zorluklarla karşılaşmadığını ifade etmiştir. İşe girerken vasıfsız işçi olarak iş verilmeyi ve iş başvurusunu zorluk olarak gören 1’er mezun bulunmaktadır. 18 mezun iletişim kurmakta zorluk çektiklerini ve işitme engellilere ön yargılı davranıldığını belirtmiştir. Referans bildirme ve bürokratik sorunları, zorluk olarak niteleyen 1’er mezun, soruyu yanıtlamayan 10 mezun bulunmaktadır.

3. İşitme engelli bireylerin, iş edinebilmesi için nelerin gerekli olduğunu düşünmektedirler?

İş edinebilmek için: 55 mezundan, 39’u (%71) tecrübe ve mesleki beceri, 38’i (%69) iyi iletişim becerisi, 29’u (%53) diploma, 27’si yardım edecek yakın ya da arkadaş, akraba gerekli olduğunu belirtmiştir. 14 mezun (%25), iş edinebilmek için işitme engelli bireyin kendini çok iyi geliştirmesi ve kendine güvenmesi gerektiğini belirtmiştir. İşverenin de işitme engelliler hakkında bilgisinin olması gerektiğini belirten 3 (%5), ve yasalarca özürlü çalıştırma zorunluluğu bulunmasını ifade eden 2 (%4) mezun bulunmaktadır. İş edinebilmek için: 55 mezundan: 2’si (%4) şans, 1’i (%2) iyi bir yabancı dil gerektiğini belirtmiş, 1’i ise (%2) yanıt vermemiştir.

4.Mezunların ne kadarı çalışmakta ve yaptıkları işler ile sektörlere dağılımı nasıldır?

Araştırmaya katılan 81 mezunun 55’i (%68) bir işe girdiğini ve çalıştığını ifade etmektedir. 55 yüksekokul mezununun 23’ü resmi (%42), 32’si özel (%58) işyerlerinde çalışmaktadır.

Resmi işyerlerinde çalışanlar, 9’u büro memuru, 8’i bilgisayar operatörü, 2’si bilgisayar teknisyeni, 1’i teknik eleman, 1’i laborant, 2’si işçi olduğunu belirtmiştir.

Özel işyerlerinde: 2’si mimar, 1’i yapı ressamı, 1’i seramik tasarımcısı, 1’i dekorasyon işçisi, 1’i grafik uzmanı, 2’si büro elemanı, 1’i seramik atölyesinde işçi, kağıt sanayide 2 paketleme işçisi, tekstil sanayisinde 1 kumaş kesim ve dağıtım işçisi, ütücü 2, 4 baskıcı, gıda sanayisinde 1 arşivci, 1 paketlemeci, ısı cihazları sanayisinde 1 ocakçı, otomobil sanayisinde 1 işçi, seramik sanayisinde 1, mermer sanayisinde 1 makine imalat işçisi, cam sanayisinde 2 soğutma suyu işçisi, beyaz eşya sanayisinde 3 geçici işçi, emlak ticaretinde 1 kişi iş veren olarak çalışmaktadır.

5. Mezun oldukları bölümlere göre istihdamları nasıldır?

Mezun oldukları bölümlere göre istihdamları tablo 2’de verilmiştir.

Tablo 2: Mezunların Yüksekokuldaki Bölümlere Göre İstihdam Dağılımı  

Bölümler

Bilgisayar Operatörlüğü

Yapı Ressamlığı

Seramik

Grafik

Mimarlık

 

Program

Ön Lisans Programı

Ön Lisans Programı

Lisans Programı

Lisans Programı

Lisans Programı

 

Yıllar

İşe Giren Sayısı

İşe Giren Sayısı

İşe Giren Sayısı

İşe Giren Sayısı

İşe Giren Sayısı

İstihdam
Toplamı

1996

yok

2

yok

yok

yok

2

1997

1

1

yok

yok

yok

2

1998

1

yok

yok

yok

yok

1

1999

4

yok

1

yok

yok

5

2000

3

2

2

yok

1

8

2001

3

5

1

yok

1

10

2002

4

yok

4

1

yok

9

2003

3

1

2

1

1

8

2004

5

3

yok

yok

yok

8

2005

1

1

yok

yok

yok

2

Toplam

25

15

10

2

3

55

1996-2005 yılları arasında mezun olan ve bu araştırmaya katılan 55 çalışan işitme engelli bireyin 25’i (%46) bilgisayar operatörlüğü ön lisans programından, 15’inin (%27) yapı ressamlığı ön lisans programından, 10’unun (%18) seramik lisans programından, 2’sinin (%4) grafik lisans programından, 3’ünün (%6) mimarlık lisans programından meslek eğitimi aldıkları ve iş hayatına girdikleri belirlenmiştir.

6. Mezunların, yüksekokuldaki meslek öğrenimine uygun çalışma durumları nasıldır?

Mezunların, yüksekokuldaki meslek öğrenimine uygun/uygun olmayan işlerde çalışma durumları tablo 3’de verilmiştir.

Tablo 3: Meslek Öğrenimine Uygun/Uygun Olmayan Çalışma Durum Dağılımı  

Bölümler

Bilgsy. Op r.

Yapı Res.

Seramik

Grafik

Mimarlık

 

Program

Ön.Lsn.Prg.

Ön. Lsn.Prg.

Lisans Prg.

Lsn.Prg.

Lsn.Prg.

sayı/%

Yüksekokul Meslek Eğitimine Uygun İşte Çalışan

15

3

2

1

2

23
%42

Yüksekokul Meslek Eğitimine Uygun Olmayan İşte Çalışan

10

12

8

1

1

32
%58

Toplam

25

15

10

2

3

55

Araştırmaya katılan ve bir işe yerleşerek çalışanların 23’ü (%42) meslek öğrenimlerine uygun işlerde çalıştıkları belirlenmiştir. İşe yerleşerek çalışanlardan 32’sinin (%58) meslek öğrenimlerine uygun olmayan işlerde çalıştıkları belirlenmiştir.

Çalışanların mezun oldukları bölümlere göre uygun işte çalışma durumları ise; Bilgisayar Operatörlüğünden mezun olan ve bu araştırmaya katılan 25 işitme engelli bireyin, 15’i (%60) mesleğine uygun bir işte çalışmakta, 10’u (%40) mesleği ile ilgisi olmayan işlerde çalışmaktadır. Yapı Ressamlığı Bölümünden mezun olan ve bu araştırmaya katılan 15 işitme engelli bireyin, 3’ü (%20) mesleğine uygun bir işte çalışmakta, 12’si (%80) mesleği ile ilgisi olmayan işlerde çalışmaktadır. Seramik Bölümünden mezun olan ve bu araştırmaya katılan 10 işitme engelli bireyin, 2’si (%20) mesleğine uygun bir işte çalışmakta, 8’i (%80) mesleği ile ilgisi olmayan işlerde çalışmaktadır. Grafik Bölümünden mezun olan ve bu araştırmaya katılan 2 işitme engelli bireyin, 1’i (%50) mesleğine uygun bir işte çalışmakta, 1’i (%50) mesleği ile ilgisi olmayan işlerde çalışmaktadır. Mimarlık Bölümünden mezun olan ve bu araştırmaya katılan 3 işitme engelli bireyin, 2’i (%67) mesleğine uygun bir işte çalışmakta, 1’i (%33) mesleği ile ilgisi olmayan işlerde çalışmaktadır.

7. Girdikleri iş için, işe başlamadan önce hizmet içi eğitim ve işe uyum devresi alma durumu nasıldır?

55 çalışan mezundan 14’üne (%25) girdikleri iş için, işe başlamadan önce hizmet içi eğitim verildiği, 41’ine (%75) ise hizmet içi eğitim verilmediği belirlenmiştir. 55 çalışandan; işe uyum devresi verilmeyen 35 (%63), işe uyum devresi verilen, 20 (%37) yüksekokul mezunu işitme engelli birey bulunmaktadır. İşe uyum devresi verilen 20 bireyden, 15 ’ine (%75) bu süre yeterli gelmiş, 5’ine (%25) yetersiz gelmiştir. İşe uyum devresi süresi ise 1 hafta ile 6 ay arasında değişmektedir.

8. Aylık ücret durumu ve ücrete ilişkin düşünceleri nelerdir?

55 çalışan yüksekokul mezununun 20’si (%36) asgari ücretli olarak çalışmaktadır. 450 YTL. – 650YTL. Arasında aylık ücret alan 25 (%46) birey bulunmaktadır. 651YTL. İle 750 YTL. arasında ücret alan 5 (% 9) yüksekokul mezunu ve 751YTL. – 1000 YTL. arasında ücret alan 5 (% 9) yüksekokul mezunu belirlenmiştir.55 çalışan yüksekokul mezunu diğer çalışanlardan farklı bir ücret alıp almadığına ilişkin olarak 5’i çok (%9), 20’si aynı (%36), 27’si az (%49), 2‘si bilmiyorum (%3), 1’i beni ilgilendirmiyor (%2), şeklinde düşüncelerini ifade etmiştir.

9. İşleri ile ilgili ihtiyaçları nelerdir?

55 Yüksekokul mezununun 31’inin (%56) işleri ile ihtiyaçları; meslek, iletişim, sağlık, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar olarak ifade edilmektedir. 17 (%31) mezun ihtiyaç belirtmemiş, 7 (%13) mezun ise yanıt vermemiştir. 12’si (%38) meslekle ilgili, 7’si (%23) iletişimle ilgili, 4’ü (%13) sağlık, 4’ü (%13) sosyal, 3’ü (%10) ekonomik, 1’i (%3) ulaşım ihtiyacı olduğunu belirtmiştir.

10. İşlerinde yükselme olanakları ile ilgili düşünceleri nelerdir?

Araştırmaya katılan yüksekokul mezunlarının 26’sı (%47) işlerinde yükselme olanağı olduğunu düşünüyor. Mezunların 20’si (%36) işlerinde yükselme olanağı olmadığını düşünüyor. 9 mezun ise (%17) soruyu yanıtlamamıştır.

11. İşyerlerinin fiziksel çevre koşulları ile ilgili düşünceleri nelerdir?

İstihdamı gerçekleşen mezunlardan 40’ı (%73) iş yerlerinin çevre koşullarını uygun bulmaktayken 8’i orta derecede (%15) uygun bulmakta, 6’sı (%11) uygun bulmamaktadır. 1 (%2) mezun ise bu soruya yanıt vermemiştir.

12. Mezunların verimliliklerini arttırmaları için teknolojik destek durumu nedir?

İstihdamı gerçekleşen mezunlardan 26’sına (%47) teknolojik destek verildiği, 26’sına (%47) verilmediği belirtilmektedir. 3 mezun ise (%6) soruyu yanıtlamamıştır.

13. İş yerlerindeki iletişim davranışları nelerdir?

55 çalışan işitme engelliden 31’i (%56) konuşarak, 9’u (%16) konuşarak ve yazarak, 9’u işiten bireylerle konuşarak ve işitme engelli bireylerle işaretle, 5’i (%9) yalnız işaretle, 1’i (%2) yazarak iletişim kurduklarını belirtmişlerdir.

14. İşitme engelini, iş yaşamında sorun olarak düşünme durumları nedir?

Araştırmaya katılan ve istihdam olan mezunlardan, işitme engelini, iş yaşamında sorun olduğunu düşünen 22 (%40), düşünmeyen 33 (%60) kişi bulunmaktadır.

15. Çalıştıkları işyerlerindeki diğer personelin kendilerine bakış açılarıyla ilgili düşünceleri nelerdir?

İstihdamı gerçekleşen mezunlar, iş yerlerinde, işitme engeli nedeniyle, kendilerine farklı bakıldığını, davranıldığını düşünen 33 (%60), düşünmeyen 22 (%40) kişi bulunmaktadır.

16. Çalıştıkları işyerlerinde ayrımcılık yapılıp yapılmadığına ilişkin düşünceleri nelerdir?

İstihdamı gerçekleşen mezunlardan, iş yerlerinde ayrımcılık yapıldığını ve önemsenmediklerini düşünen 24 (%44), düşünmeyen 30 (%54) kişi vardır. 1 (%2) mezun ise bu soruya yanıt vermemiştir.

17. Yaptıkları işi seviyorlar mı? İşlerini sevmeyenlerin ‘’İşi sevmeme nedenleri’’ nelerdir?

İstihdamı gerçekleşenlerin 37’si (%67) işini sevdiğini, 18’i ise (%33) işini sevmediğini belirtmektedir. İşlerini sevmeyenlerin 8’i (%44) mesleği ile ilgili iş yapmadığı için işini sevmediğini ifade etmiştir. İşini sevmeme nedeni olarak 5’er (%28) çalışan iş yerinde kendilerine az iş verildiğinden, atıl olarak görüldüklerinden, sıkıcı iş ortamında bulunduklarından ve 4’er (%22) çalışan ise çok ağır işler verilmesinden yakınmaktadırlar. 1’er çalışan ise (%6) iletişim sorularından dolayı işini sevmediğini belirtmektedir.

18. Mezunların bir işe girdikten sonra iş yerini değiştirme durumları nedir?

Araştırmaya katılan ve bir işe girdikten sonra işyerini değiştiren 19 (%36), değiştirmeyen 36 (%64) işitme engelli birey bulunmaktadır. İşini değiştiren 19 çalışanın daha önceki işini bırakma nedenleri ise; 8’inin ücret azlığı (%42), 4’ünün (%21) az görev verilmesi ve işinin sıkıcı olması, 3’üne (%16) ağır iş verilmesi, 3’ü (%16) mesleğine uymadığı için, 1’inin(%5) ise iş yerinde dövülmesi nedenleriyle işten ayrıldığı ve iş yerini değiştirdiği belirtilmiştir.

19. Çalışmak isteyebilecekleri bir işin özelliklerine yönelik istekleri nelerdir?

55 işitme engelli yüksekokul mezununun; 24’ü (%44) mesleği ile ilgili, 5’i (%9) memur olarak, 14’ü (%25) başka iş düşünmediğini ifade etmiştir. Yanıt vermeyen 12 (%22) yüksekokul mezunu çalışan belirlenmiştir.

TARTIŞMA

Önemli sorunlardan biri olan istihdam ve işsizliğe uğramamak için yüksekokul mezunu işitme engelliler, iş bulmak için pek çok yolu denemişlerdir. İş ve İşçi Bulma kurumuna dilekçe vermek, akrabalarından yardım istemek, gazetedeki ilanlara dilekçe yazmak, derneklere gitmek gibi. Bunların yanı sıra, iş bulma girişimlerini açıkça yazmışlardır. İşitme engelli yüksekokul mezunları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, yasalarca girmek zorunda oldukları sınavlar, meslek odaları, yerel yönetimler, bankalar, internetten işyerlerine başvuru, bulundukları il içi ve dışı işyerlerine başvuru, iş toplantılarında kendilerini tanıtma, ek beceri için kurs alma gibi çabalar göstermişlerdir. Bu çabalar, topluma üretici birey olarak katılma girişimi olarak tanımlanabilir.

İşitme engelli olmak, bir bireyin iletişim kurmada karşılaştığı en önemli sorun olarak karşılarına çıkan ilk engeldir. Bu araştırmaya katılanların %32’si, iş bulmada karşılaşılan zorlukların başında ‘’iletişim zorluğunu’’ belirtmişlerdir. ‘’İletişim zorluğunu’’ tamamlayan ifade ise ayrımcı davranıldığını vurgulayan ‘’ işitme engellilere ön yargılı davranılıyor’’ ifadesidir. İş bulmada zorluk görmeyen mezunlar da bulunmaktadır. İşitme kaybı az olan mezunlar, iletişim zorluğu yaşamamışlardır. Bazı mezunlar, ailesi ve yakınları sayesinde rahatça iş edinebilmişlerdir. Ayrıca iş başvurusu kabul edilmeyen, bürokratik işlemleri, referans bildirmeyi, zorluk görme olarak tanımlayan, mezunlar da bulunmaktadır.

Araştırmaya katılan 55 mezunun, %71’i iş edinebilmek için, mesleki bilgi ve tecrübe ile kendini çok iyi geliştirmenin gerekli olduğunu belirtmiştir. Ayrıca iyi bir iletişim becerisi ve yabancı dil bilmenin önemini belirtmişlerdir.

Anadolu Üniversitesi Engelliler Entegre Yüksekokulu’ndan 1996 – 2005 yılları arasında mezun olan ve bu araştırmaya katılan, 81 işitme engelli bireyin 55’i (%68), bir işte çalışmaktadır. İşitme engelli yüksekokul mezunu bireylerin, 27’si (%49) vasıflı, 27’si (%49) vasıfsız, 1’i (%2) serbest meslek işinde çalışmaktadır. Bu araştırma bulgularında belirlenen vasıfsız çalışanlar, düşük ücretli işlerde (Ocakçı, Ütücü, Paketlemeci gibi işlerde) çalıştırılmaktadır. Yılmaz’ın (2004) belirttiği gibi düşük ücretli işlerde vasıfsız çalışanlar, işten çıkarmalarda ilk sıralarda olabilirler. Bu, sonuçta istihdam sorunlarına neden olabilir. Hem işveren kurum, hem çalışan işitme engelliler, hem de işe alınmayı bekleyen işitme engelliler açısından olumsuz sonuçları olabilir.

55 işitme engelli bireyin, 23’ünün (%42) meslek öğrenimlerine uygun, 32’sinin (%58) meslek öğrenimlerine uygun olmayan işlerde çalıştıkları belirlenmiştir. Meslek öğrenimlerine uygun olmayan ve vasıfsız işlerde çalışan mezunların, 20’si (%36) işlerinde yükselme olanağı olmadığını belirtmişlerdir.

Yüksekokul mezunlarından 41’ine (%75), iş başında, hizmet içi eğitim verilmediği belirlenmiştir. Bu bireylerin 27 ‘si (%49) vasıfsız işlerde çalışmaktadır. Çalışan işitme engelli bireylere, hizmet içi eğitimin verilmeyişi, hem yasal ihmal; hem de insan haklarına yapılan aykırılıktır.

İşitme engelli bireylere, işe başlamadan önce, 55 çalışandan 35’ine (%63), uyum hizmeti verilmediği belirlenmiştir. 5378 Sayılı Özürlüler Kanunu, işyerinde uyum hizmeti verilmesini istemektedir. Yılmaz’ın (2004) belirttiği gibi ‘’İşe uyum hizmeti verilmediğinde iş verimi azalacak ve böylelikle işten çıkarma nedeni, ortaya kendiliğinden çıkmaktadır’’ bulgusu, bu araştırma bulgularıyla örtüşmektedir.

Çalışanların %82’si, 400YTL. – 650YTL. arasında ücret almaktadır. Yüksekokul mezunu işitme engelli bireylerin %49’u aldıkları ücretin ‘’az’’ olduğunu ifade etmişlerdir.

Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarına, meslek eğitimine uygun bir işte çalışma, iş hayatına katılım sağlayan Mimarlık Bölümü %67, Bilgisayar Operatörlüğü Bölümü %60, Grafik Bölümü %50, Yapı Ressamlığı ve Seramik Bölümü mezunları %20’dir.

55 yüksekokul mezununun 31’inin (%56) işleri ile ihtiyaçları meslek, iletişim, sağlık, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlar olarak ifade edilmektedir. 12 (%38) meslekle ilgili olan, 7 (%23) iletişimle ilgili olan, 4 (%13) sağlık, 4 (%13) sosyal, 3 (%10) ekonomik, 1 (%3) ulaşım ihtiyacı olduğunu belirtmiştir.

Mezunlardan 40’ı (%73) iş yerlerinin çevre koşullarını uygun bulmaktadır ancak 26’sı (%47) teknolojik destek verilmediğini belirtmektedir. 55 çalışan işitme engelliden 31’i (%56) konuşarak, 9’u (%16) konuşarak ve yazarak, 9’u işiten bireylerle konuşarak ve işitme engelli bireylerle işaretle, 5’i (%9) yalnız işaretle, 1’i (%2) yazarak iletişim kurduklarını belirtmişlerdir.

İşitme engelini, iş yaşamında sorun olduğunu düşünen 22 (%40), kendilerine farklı bakıldığını, davranıldığını düşünen 33 (%60), iş yerlerinde ayrımcılık yapıldığını ve önemsenmediklerini düşünen 24 (%44) işitme engelli birey bulunmaktadır.

İstihdamı gerçekleşenlerin 37’si (%67) işini sevdiğini, 18’i ise (%33) işini sevmediğini belirtmektedir. İşlerini sevmeyenlerin 8’i (%44) mesleği ile ilgili iş yapmadığı için işini sevmediğini ifade etmiştir. İşini sevmeme nedeni olarak, 5 (%28) çalışan iş yerinde kendilerine az iş verildiğinden, atıl olarak görüldüklerinden, sıkıcı iş ortamında bulunduklarından ve 4 (%22) çalışan, çok ağır işler verilmesinden yakınmaktadırlar. 1 çalışan ise (%6) iletişim sorunlarından dolayı işini sevmediğini belirtmektedir.  

Araştırmaya katılan ve bir işe girdikten sonra iş yerini değiştiren 19 (%36), değiştirmeyen 36 (%64) işitme engelli birey bulunmaktadır. İşini değiştiren 19 çalışanın daha önceki işini bırakma nedenleri ise: 8’inin ücret azlığı (%42), 4’ünün (%21) az görev verilmesi ve sıkıcı iş olması, 3’üne (%16) ise ağır iş verilmesi, 1’inin ise, iş yerinde dövülmesi nedeniyle iş yerini değiştirdiği belirlenmiştir.

55 işitme engelli yüksekokul mezununun; 24’ü (%44) mesleği ile ilgili, 5’i (%9) memur olarak, 14’ü (%25) başka iş düşünmediğini ifade etmiştir. Yanıt vermeyen 12 (%22) yüksekokul mezunu çalışan belirlenmiştir.  

SONUÇ

İşitme engelli yüksekokul mezunları iş bulmak için çeşitli yollara başvurmuşlardır. Toplum içinde, çalışan ve üretken birey olarak, işitme engellilerin yer alma istek ve uğraşları, işiten bireylerin onlar hakkındaki, olumsuz ön yargılarının değişmesine etki edebilir. İşitme engelli mezunlarla yapılan görüşmelerde, iş bulma uğraşlarının oldukça zaman aldığını ve kimi zaman, iş bulamama endişesi yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Bazı mezunlar ise, iş bulamayacakları hissine kapılarak bulduğu bir işe girmiştir.

Toplum içinde üretici birey olmaları için yetiştirilen bireylerin yarısı/yarısından fazlasının vasıfsız işlerde çalıştırılmaları, kendi mesleklerine uygun iş verilmemesi, eğitimleri için harcanan (ekonomik-sosyal-hukuksal-eğitsel) çabaların boşa gitmekte olduğu izlenimini vermektedir. Mesleğine uygun olmayan ve vasıfsız işlerde çalıştırılan bireylere, hizmet içi uygun bulmaktayken eğitim ile işe uyum hizmeti verilmemesi, iş verimini, iş başarısını azaltabilir. Bu durumda; verilen işi yapmayan birey izlenimi ortaya çıkmakta, olumsuz tutum ve önyargıların artmasına sebep olabilmektedir. İşyerinde yükselme olanağının olmadığını düşünenlerin bulunması, bu nedenlerin bir sonucu olabilir.

Yüksekokul mezunu işitme engelli bireylerin yarısı, aldıkları ücretin ‘’az’’ olduğunu ifade etmişlerdir. Düşük ücretle çalışan yüksekokul mezunlarının, yaşam şartlarının iyileştirilmesi, çalışma motivasyonlarının yükseltilmesi ve iş veriminin arttırılması, mesleki eğitimlerine uygun, vasıflı işlerde istihdamı ile sağlanabilir. Meslek eğitimlerine uygun işlerde çalışan işitme engelliler, ücretlerinin az olduğunu ifade etmemektedirler.

 Engelliler Entegre Yüksekokulu mezunlarına, meslek eğitimine uygun bir işte çalışma, iş hayatına katılım sağlayan Mimarlık Bölümü %67, Bilgisayar Operatörlüğü Bölümü %60, Grafik Bölümü %50, Yapı Ressamlığı ve Seramik Bölümü mezunları %20’dir. İşitme engellileri topluma üretici bireyler olarak katılımlarını sağlamayı, amaç edinmiş yüksekokulun, bu amacına yaklaştığı görülmektedir.

 İşitme engelli yüksekokul mezununun yarısından çoğu, işleri ile ilgili ihtiyaç belirtmişlerdir. En çok ihtiyaç; meslek bilgi ve tecrübesi, iletişim ve sonda da sağlık gelmektedir. Sosyal ihtiyaç ise ‘’ayrımcılık yapılmamalı’’ şeklinde ifade edilmiştir. İhtiyaçları arasında ekonomik ihtiyacı %10 ve ulaşım ihtiyacını %3 gibi belirten işitme engelliler bulunmaktadır.

Çalışan işitme engellilerin çoğunluğu, işyerlerinin çevre koşullarını uygun bulmaktadır. Mezun oldukları yüksekokulun bünyesinde, işitme engelli bireylerin eğitim gereksinimlerini karşılayabilecek teknoloji ile donatılmıştır. Okuldan mezun olduktan sonra çalışma ortamına girenlerin, yarısına yakın işitme engelliye teknolojik destek verilmediği belirlenmiştir.

Meslek bilgi ve tecrübesi olan yüksekokul mezunlarının, iş yerlerinde iletişim becerilerini kullanabilir durumda olmaları, işiten bireylerin bakış açılarını, ön yargılarını olumluya çevirebilir. İletişim becerisi olabildiğince artmış işitme engelli bireyler yetiştirmek ve mezun etmek, ayrımcılığın ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Engel türüne uygun, mesleki eğitim programları belirlenerek hizmet veren kurumdan mezun olan işitme engelli bireylerden yarısına yakın işitme engelinin, iş yaşamında sorun olduğunu düşünmesi; mesleğine uygun olmayan işlerde çalışmaları ya da yüksekokul öncesi aldıkları eğitimin niteliği ile ilgili olabilir.

İşitme engeli nedeniyle, iş yerlerinde kendilerine farklı bakıldığını, davranıldığını düşünen, önemsenmediğini belirten bireylere ayrımcılık yapılmaktadır. Mesleği ile ilgili çalıştırılmamak, az iş vermek, atıl bırakmak, az ücret vermek, sıkıcı iş vermek, iletişim becerisi gerektiren (telefon kullanma gibi) iş vermek, diğer çalışanlara yeni bilgisayar verip, ‘’Sen bozarsın’’ denilerek, işitme engelliye eski bilgisayar vermek, iş yerinde dövülmek, ayrımcılığın diğer örnekleridir.

Çalışmakta olan yüksekokul mezunu işitme engellilerin işlerinden memnun olmama nedeni olarak, yalnızca ‘’ ayrımcılık’’ gelmektedir.  

ÖNERİLER

İşitme engelli yüksekokul mezunlarına ülke çapında; Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı sorumluluğunda, İş-Kur ve Engelliler Entegre Yüksekokulu işbirliği ile uygun mesleğe yönlendirme, bilgi verme, izleme programı desteklenebilir. Bu program çerçevesinde tüm sektörlere yönelik, işitme engellileri ve mesleki becerilerini tanıtıcı internet sayfası/CD/broşür gibi araçlar hazırlanabilir. Bu araçlar Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’na, İş-Kur Müdürlükleri’ne, Meslek Odaları’na gönderilebilir.

İş başvurusu ve iş ararken karşılaşılabilecekleri zorlukları konu alan dersler, yüksekokul programlarında daha etkin düzenlenebilir. İş arama ve zorlukları yenme becerisine ilişkin bilgi ve deneyimler, yüksekokul bitmeden öğretilebilir.

 İşitme engelli yüksekokul mezunu bireylerin, iş edinebilmeleri için nelerin gerekli olduğuna ilişkin bu araştırmadaki düşünceleri halen yüksekokulda okuyan işitme engelli öğrencilerle paylaşılabilir, böylece geri bildirim sağlanmış olur.

 Yüksekokul mezunu işitme engellilerin meslek eğitimlerine uygun vasıflı işlerde çalışmalarını sağlayıcı tedbirler alınabilir.

 Meslek eğitimine uygun bir işte çalışma hayatına katılım sağlayan bölüm tespiti için mezun olan tüm öğrencilere ulaşılmaya çalışılmalıdır.

İş yerine uyum hizmeti vermeyen, iş yerlerine 5378 sayılı ‘’Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’’ (Özürlüler Kanunu) belirtilmelidir. Özürlüler Kanunu, bu araştırmaya katılan yüksekokul işitme engelli öğrencilerinin mezuniyeti sonrası yayınlanmıştır. İzleyen zamanlarda benzer uygulamalar hem işvereni, hem de çalışanı zor duruma düşürebilir.

Düşük ücretle çalışanların, meslek eğitimine uygun bir işe yerleştirilmeleri ücret sorununu çözebilir. Böylece; yaşam şartları iyileştirilebilir, çalışma motivasyonları ve iş verimi arttırılabilir.

İşitme engelli yüksekokul mezunları, meslekleri ile ilgili meslek odalarına yönlendirilebilir ve onlar aracılığı ile işle ilgili sorunları dile getirilebilir.

Engelliler Entegre Yüksekokulundan mezun olan ve mesleğine uygun işlerde çalışanların, çalıştıkları işler ve işyerleri okul duyuru köşelerinde, okul gazetesinde duyurulabilir. Ayrıca bu yazı köşeleri, iş yeri sorunlarının duyurulduğu yer olabilir.  

KAYNAKÇA

ANADOLU ÜNİVERSİTESİ, Engelliler Entegre Yüksekokulu Katoloğu,2002-2003, Anadolu Üniversitesi Yayınları; No: 1505, s.ENG. 3, (2002).

AVRUPA KOMİSYONU, Engelliler Konferansı, Engelli İnsanlara Eşit Fırsatlar: İşbirliği ve Ortaklık, Sofya, Bulgaristan, 2004, s.1-7

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER GENEL KURULU, Sakatlar İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar, 48.Toplantı, 48/96 sayılı karar, ( 20 Aralık, 1993 ).

ERGÜN, M., Özürlülerin Çalışma Yaşamına Katılımı & İşverenler, T.C.Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı, (2005), s.64-98.

KARASAR, N., Bilimsel Araştırma Yöntemi, 7. Basım. 3A Araştırma Eğitim Danışmanlık Ltd., Ankara, 1995, s.79/151.

ÖN RAPOR HAZIRLAMA KOMİSYONU, II.Özürlüler Şurası, Özürlülerin İşgücü Piyasasına Katılımı Taslak Raporu,T.C.Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı,(2005),s.52-63

ÖZSOY, Yahya., ‘’Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar’’, Türkiye’de Çocuğun Durumu. Ankara. Maya Matbaacılık Yayınları, (1989), s.185.

SEZGİN, İ.,Türkiye’de Meslek Eğitimi ve Sorunları, Türk Eğitim Derneği VI.Eğitim Toplantısı, Bilim Dizisi No.6, Ankara, (1983), s.20-48.

T.C.BAŞBAKANLIK ÖZÜRLÜLER İDARESİ BAŞKANLIĞI, Özürlüler İle İlgili Mevzuat, Ankara: 2002

TÜFEKÇİOĞLU, U., Erdiken, B., Girgin C., Girgin Ü., Engelliler İçin Eğitim Modelleri Geliştirme Projesi, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Anadolu Üniversitesi, Cilt:V, (1992).

YILMAZ, Z., Çalışan Özürlülerin İş Yaşamında Karşılaştıkları Sorunlar ve Bunları Etkileyen Etmenler, Özveri Dergisi, 1, 2, 21-45, 2004.