ENGELSİZ TÜRKİYE PROJESİ


ENGELSİZ TÜRKİYE PROJESİ PANELİ

İl : Kars
Tarih : 01-08-2008
Haber kaynağı : Çağdaş Kars Haber

Kars konferansında Coşkun Gürboğa

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülen 'Engelsiz Türkiye Projesi' konulu panelde, sayıları gün geçtikçe artan özel rehabilitasyon merkezleri ele alındı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonu'ndaki panele; Vali Mehmet Ufuk Erden, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanı Abdulkadir Anaç, Özürlüler İdaresi Başkanlığı Uzmanları Çoşkun Gürboğa ve Tayyar Kuz, İş-Kur İstihdam Uzmanı Hüseyin Gökmen, Dolunay Derneği Engelliler Birim Başkanı Faruk Ocak, daire amirleri ve engelli aileleri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan panelde konuşan özürlüler uzmanı Tayyar Kuz, engellilere verilen bakım yardımının genellikle devletin fakirlere verdiği yardım olarak algılanmasının yanlış olduğunu belirterek, "Bu fakirlik yardımı değildir. Özürlüye sahip olan anne ve babalara çocuklarına baktıkları için verilen bir paradır. Bu parayı alabilmenin karşılığı da çocuğuna iyi bakabilmektir. Eğer televizyonlara yansıdığı gibi çocuğunu zincirle bağlayan bir aile varsa ve bu parayı almaya başladıktan sonra da bu davranışı sürdürürse o para kesilir. Para alan ailelerin yüzde 90'ı zaten herkesten iyi bakar. Ama 3-5 tane kötü örnek var. Eğer aile çocuğun duşunu yaptırmıyor, yemeğini yedirmiyor, temizliğini yapmıyorsa orada yardım kesilir" diye konuştu. Halen devletin bu para yardımı konusunda bir şey yapmadığını söyleyenler olduğuna da dikkat çeken Kuz, "Devletin fazla yardım etmediğini söyleyen aileler varsa bu hizmetin maliyetinin 1 milyar doların üzerinde olduğunu söylemek istiyorum. Bu çok ciddi bir paradır ve bu tamamen özürlü ailelerini bir nebze rahatlatmak için verilen bir paradır" şeklinde konuştu. Kuz ayrıca, televizyonlarda bazı özürlülerin kendilerini acındırdıklarına da dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu: "Televizyonda görüyorum, bacaklarından aşağısı olmayan bir kadın, 'Devlet bana yardım yapmıyor, aç kaldım, sokaklardayım' diyor. Öbür kanalı çeviriyorum başka ağır bir özürlü, 'Sokaklarda dilenmek zorundayım, hiçbir şekilde para bulamıyorum' diyor. Yardım yapabilmek için temel konu yoksulluğun tespitidir. Yoksulluk farklı ülkelerde farklı şekilde tespit edilir. Birçok kişi için arabaya binememek yoksulluktur, bazıları için de ekmek bulamamak yoksulluktur. Birisi bana cep telefonu faturasını ödeyemediği için devletten yardım istediğini söylerken, öbürü en temel ilaç ihtiyacını giderebilmek için yardım talep ettiğini söylüyor. Dolayısıyla eğer burada kişinin kendisini ne kadar yoksul hissettiğine bakarsak biz burada yardımın önünü alamayız. Onun için devletin bir kriter tespit etmesi gerekiyor. O da nedir? En bilineni 3 ayda bir alınan 2022 sayılı yardım. Burada devletin bazı kriterleri var. Devlet, 'Sosyal güvenliğin olmayacak. Malın, mülkün, traktörün, araban olmayacak. 84 YTL gelirin varsa ben sana özür durumuna bağlı olarak 166 YTL ile 240 YTL arasında para veririm' diyor."
Kars Dolunay Derneği Engelliler Birim Başkanı Faruk Ocak ise, "Eğitimden konu açıldı ama 1378 sayılı yasaya göre özel eğitim ve rehabilitasyon öğrencilerinin eğitim süreleri ve devlet desteğinin indirilme ihtimali var" diyerek bu konuda herhangi bir çalışma olup olmadığını sordu.
Özürlüler İdaresi Başkanlığı Özürlüler Uzmanı Coşkun Gürboğa, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin kaliteli eğitim hizmeti vermediklerini vurgulayarak, "Bir öğrenci hem Ankara Çankaya'daki bir özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden hizmet alıyor hem de Kırıkkale'den hizmet alıyor. Yani mükerrer hizmet alımı var ve mükerrer ödeme var. Bu devlete fatura olarak çok fazla yansıyor. Bir de aileler hizmet almadıkları halde özel rehabilitasyon merkezleriyle anlaşma yapıyor. Merkez aileye 100 YTL veriyor, aile hiç çocuğunu götürmüyor. Bakın eğitim oldukça önemli. Eğer özürlü çocuk eğitim almazsa sonra da başkasına bağımlı hale geliyor ve üretken olamıyor. Bunun faturası devletimize oldukça ağır. Eğitimin kısıtlandırılması, eğitim programlarının sınırlandırılması gibi bir durum söz konusu değildir. Önemli olan kaliteli hizmet alan kurumlardır. Kaliteli hizmet veren kurumların sayısını artırmak, aradaki kalitesiz hizmet veren kurumları da ortadan kaldırmak gerekli. Bunlar da denetlemeyle olur. Ailelerin burada bizlere yardımcı olması gerekiyor. Engelli derneklerinin bizlere yardımcı olması gerekiyor. Çünkü müfettiş gönderdiğimiz zaman sadece kağıt üzerinden denetleyebiliyor. Burada önemli olan iyi niyetli olmak ve kötü çalışan kurumları kapatmaktır" dedi. Kaliteli hizmet vermeyen rehabilitasyon merkezlerinin hem aileler tarafından hem de kamu görevlileri tarafından denetlenmesi gerektiğini de söyleyen Gürboğa, "Bu şekilde olan rehabilitasyon merkezlerini yazılı olarak lütfen şikayet edelim. Sadece iyi hizmet verenler ayakta kalsın. Biz bunun savaşını veriyoruz" diye konuştu.

 


© 2008- T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi - Özürlülük Araştırmaları ve İstatistik Dairesi Başkanlığı