ENGELSİZ TÜRKİYE PROJESİ


‘Bir sürü sahtekar var’

İl : Van
Tarih : 09-08-2008
Haber kaynağı : http://www.gazetevan.com

Van Konferansı

Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı Van Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen 'Engelsiz Türkiye' projesi tanıtım panelinde bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, panelin eksikliklerin ve aksaklıkların konuşulması amacıyla düzenlendiği ifade etti.

“SOSYAL DEVLET KOLAYLIK SAĞLAYAN DEVLETTİR”

Devletin olmazsa olmaz özelliklerinden birisinin sosyal devlet ilkesi olduğunu ifade eden Bakan Çelik, "Sosyal devlet fakirini, fukarasını, özürlüsünü ve yaşlısını gören, gözeten, onlara kolaylıklar sağlayan devlettir. Küçük umutlarla hayata tutunmaya çalışan özürlülerin önündeki engelleri ortadan kaldıran devlettir. Özürlülük zaten bir engel ifade eder. İnsanlar, işitme, spastik, otistik ve ortopedik engelli olabilir. Ama insan özürlülüğü kendisi tercih etmez. Buradan çıktıktan sonra kazaya uğrayıp özürlü insan olabiliriz. Bu özürlülerin birisi çocuklarımız da olabilir. Dolayısıyla özürlülük bir tercih değildir. Ama olduktan sonra bizim onların hayatını kolaylaştırmamız, bizzat bedenlerinde taşıdıkları engelliliğin ötesinde önlerindeki engelleri ve takozları kaldırmamız gerekiyor. Sosyal devlet budur. Hükümetimiz döneminde sosyal devlet kavramı gerçek anlamda hayata geçmiştir. Sosyal devleti vatandaşımız iliklerine kadar hissetmiştir" dedi.

“GÖNÜLLÜ ENGELLİLİĞİN TEDAVİSİ YOK“

Sadece bir çeşit engelliliğin tedavisinin ve rehabilitasyonunun mümkün olmadığını vurgulayan Çelik, onun da 'gönüllü engellilik' olduğunu kaydetti. Bakan Çelik, "Gönülden engelliyseniz, eğer sizde şefkat, eğer sizde başkasının derdiyle dertlenme anlayışı yoksa siz onların derdine çare olamazsınız. Bu açıdan özürlü vatandaşlarımızı, onların ailelerini rehabilite etmek, onlara destek olmak, onların hayatını kolaylaştırmak, hayata tutunmalarını sağlamak insan olarak bizim görevimizdir, ülkeyi yöneten insan olarak bizim görevimizdir" ifadelerini kullandı.

“KORKUNÇ SAHTEKARLAR VAR“

Özürlü eğitimi veren özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin ücretlerini Milli Eğitim Bakanlığı olarak kendilerinin üstlendiğini de sözlerine ekleyen Çelik, hükümetin bunu en önemli ve öncelikli meseleleri haline getirdiğini kaydederek, "Fakat bu işin korkunç sahtekarları türemiştir. Bu tabiri kullanmak istemiyorum fakat 70'lik dedeyi 80'lik nineyi özürlü eğitimi alıyor diye kaydedip devletten para alan bir sürü insan tespit edilmiştir. Müfettişler ülke çapında taramalar yaptı. Üzerilerine gittiğiniz zaman da 'Efendim özürlü eğitiminde verilen haklar geri alınıyor' diye bağırıyorlar. İstedikleri kadar bağırsınlar. Bu işi doğru dürüst yapmayan, özürlülerin sırtından menfaat elde etmek isteyenlerin ensesindeyim. Şimdi buradan da bir kez daha duyuruyorum. Bu düzenlemeleri yaptığımız zaman o zavallı çocukları ellerine pankart vererek Meclis'in önüne getirdiler. Şimdi bir işin hakkını vererek yapacaksınız. Madem ki hükümet öyle bir imkan getirdi, madem ki bu özürlü yavrularımız içindir, onların sırtından hak etmediği parayı kimse kazanmamalı. Kazandırmamak için denetimleri sıklaştıracağız. Kimse yanlış hesap yapmasın" şeklinde konuştu. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işbirliği ile özürlü vatandaşların istihdamı konusunda üzerlerine düşen görevi yaptıklarını ifade eden Bakan Çelik, şöyle konuştu:

VALİLİK VE BELEDİYELERE UYARI

"Ben Türkiye çapında eğitim ve tarama toplantılarında valilere, 'Sayın valim ilinizde kaç görme engelli öğrenci var?' diye soruyorum. Vali, 'Sayın bakanım elimizde bir bilgi yok' diyor. Bir vilayet kendi ilinde eğitim çağında kaç görme, kaç işitme kaç otistik, kaç spastik ve kaç ortopedik engelli olduğunu bilmiyorsa bu bizim büyük bir eksikliğimizdir. Eğer tekerlekli sandalyedeki vatandaşımız kaldırımdan rahat gidemiyorsa orada sıkıntı var, belediye otobüsüne binemiyorsa orada sıkıntı var. Yeni okul projelerimize bakarsanız her okula mutlaka rampa mecburiyeti getirilmiştir. Özürlü tuvaleti ve özürlü asansörü gibi uygulamalarla hiç olmazsa ortopedik özürlü olan çocuklarımızın rahat etmesi için okul mimarisinin çağdaş dünyanın normlarına göre yeniden dizayn edilmesi, bütün şehirlerin altyapısının bu hale getirilmesi gerek. Ben özürlülerin de bizim gibi hayatlarını çok daha rahat sürdürdükleri bir gelecek diliyorum. Bütün kaymakam arkadaşlarımdan istediğim, hepimiz kendi ilçelerimizde bir özürlülük envanterine sahip olmalıyız. Özürlülere yapmış olduğumuz destekler bir sadaka, yardım şeklinde algılanmamalı. Bu bir hak olarak algılanmalı. Ama istismarlara, onların sırtından geçinen, kendini sivil toplum örgütü diye tanıtan, eğitim yapıyorum numarasıyla devleti dolandırmaya çalışanlara da hep birlikte fırsat vermemeliyiz. Bu işi hakkıyla yapanlara da kapılarımız da gönlümüz de açıktır. Onların önündeki tüm engelleri kaldırmaya da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. 5378 Sayılı Özürlüler Yasası'nı tasarı halinde götüren 59. hükümetimize, Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve TBMM'ye teşekkür ediyorum." Bakan Çelik, yaptığı konuşmaların ardından mahalle ve köy muhtarları ile bir araya geldi.


 


© 2008- T.C. Başbakanlık Özürlüler İdaresi - Özürlülük Araştırmaları ve İstatistik Dairesi Başkanlığı